Venders türkçesi Venders nedir
Venders ingilizcede ne demek, Venders nerede nasıl kullanılır?
Lavenders : Lavantaçiçeği. Lavanta. Açık eflatun. Lavanta (çiçeği). Eflatun. Mavi eşlem. Levandel.
Street vender : İşporta işiyle uğraşan kişi. İşportacı.
Vender : Bkz.vendor. İşportacı. Satıcı. Satış makinesi. Bayi.
Lavender : Lavantaçiçeği. Lavanta (çiçeği). Mavi eşlem. Lavanta. Açık eflatun. Levandel. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çok yıllık, tabanda çalımsı, siyahımsı mor renkli çiçekleri olan, hoş kokulu, batı akdeniz kökenli bir tür. Eflatun.
Lavender bag : Lavanta torbası.
Vend : İşportada satmak. Satmak. İşportacılık. Satma teklifinde bulunmak. İşporta işini yapma. Satıcılık yapmak. İşportacılık yapmak.
Lavender water : Lavanta.
Vendees : Müşteri. Alıcı.
Vendee : Müşteri. Alıcı.
Vended : Satma teklifinde bulunmak. Satıcılık yapmak. İşportacılık yapmak. Satmak.
İngilizce Venders Türkçe anlamı, Venders eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Venders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clerk : Resepsiyonist. Yazmanlık yapmak. Yazıcı. Memur olarak çalışmak. Yazmak. Müdür (ingiliz ingilizcesi). Yazman. Katip. Katiplik etmek. Tezgahtarlık yapmak.
Disposer : Elden çıkarıcı. Başından atan. Başından savan kimse veya şey. Çöp ezen makine.
Retailer : Dağınıkcı. Alım satım etkinliğini toptan değil, parça parça yapan tecimci. kentin düzentasarında bunların etkinliklerine ayrılan bölgenin niteliği. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi. Esnaf. Dağınık olarak mal satan. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Perakendeci. Perakende satış yapan gerçek ya da tüzel kişi. Tektenci.
Concessioner : Bir kimseye bir yetkili tarafından verilen imtiyaz (örneğin, arazi veya haklar). Hak sahibi.
Dealers : Bayiler. Tüccar. Krupiye. Borsada kendi hesabına işlem yapan kimse. Kağıt dağıtan kimse.
Peddlers : Dağıtıcı. Bohçacı. Çerçi. Lafçı. Tablacı. Uyuşturucu satıcısı. Dedikoducu. Seyyar satıcı.
Marketeer : Pazarlamacı.
Caterer : Gıda dağıtım şirketi. Yiyecek sağlayan kimse. Vekilharç. Kumanyacı. Yiyecek içecek sağlayan kimse. Hazır yemek firması. Yiyecek dağıtım şirketi. Yiyecek sağlayan. İkram servisi yapan kişi veya kuruluş.
Seller : Satan. Dağıtımcı. Satılan şey. Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi. Satan kişi veya kurum.
Get : Etmek. Bulmak. Başına gelmek. Ettirmek. Duymak. Yalanını çıkarmak. Kavramak. Edinmek. Erişmek. Götürmek.
Venders synonyms : retail dealer, bagmen, high command, merchandisers, pitchman, rome, leadership, make, marketeers, merchandizer, concessionaires, huckster, distributor, dealer, chapman, peddler, merchant, disposers, subsidiary, pedlars, bagman, merchandiser, hawkers, sellers, monger, supreme headquarters, hucksters, body, concessionaire, pitchmen, mongers, pedlar, bargainor.
Venders zıt anlamlı kelimeler, Venders kelime anlamı
Take : Ele almak. Yazmak. Tutulan balık miktarı. Götürmek. Kabul edilmek. Tepki. Tutma. Yakalamak. (sınava) girmek. Çevirim eylemi.
Old : Köhne. Deneyimli. Önceki. İhtiyar. Eskimiş. Büyük. İhtiyarlamak. Eski. Kart. ...yaşında.
Venders antonyms : kern.

Bu kısımda Venders kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Venders ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Venders anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Venders ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.