Verbal türkçesi Verbal nedir

Verbal ile ilgili cümleler

English: They verbally abused me.
Turkish: Onlar beni sözlü olarak taciz ettiler.

English: Tom has trouble dealing with verbal abuse.
Turkish: Tom'un sözlü tacizle başı belada.

English: Social media may be inhibiting the ability of young people to communicate verbally.
Turkish: Sosyal medya gençlerin sözel iletişim becerilerini kısıtlıyor olabilir.

English: Those children have limited verbal skills.
Turkish: Şu çocuklar sözlü becerilerini sınırladı.

English: However, only the human community has verbal languages as a means of communication.
Turkish: Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.

Verbal ingilizcede ne demek, Verbal nerede nasıl kullanılır?

Verbal abuse : Sözlü sataşma. Sözle sataşma. Bir kimseye uygunsuz konuşarak kötü davranmak. Sözlü taciz.

Verbal agreement : Sözlü akit. Yazılı bir belge olmadan yapılan anlaşma. Şifai anlaşma. Şifai sözleşme. Sözlü mutabakat. Sözlü uzlaşı. Sözlü anlaşma. Şifahi mukavele.

Verbal appeal : Konuşularak bulunulan talep. Sözlü talep.

Verbal clause : Fiil tümceciği. Fiil tümce. Bir cümlenin fiil olarak işlev gören tümceciği (gramer).

 

Verbal contract : Şifahi mukavele. Sözlü kontrat. Yazılı olarak değil ama sözlü olarak yapılan kontrat. Sözlü anlaşma.

Verbal learning : Sözlü öğrenme. Düşüncelerin iletişimi ve açıklanması için gerekli konuşma becerilerini elde etme işi. Sözel öğrenme.

Verbal note : Sözlü not. Sözlü nota.

Verbal marks : Sözlü yayımlarda kullanılan markalar. Sözlü markalar.

Verbal memory : Sözel bellek. Kelimeler ve anlamları belleği. Sözlü bellek. Sözlü hafıza.

Verbal generalization : Sözel genelleştirme.

İngilizce Verbal Türkçe anlamı, Verbal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verbal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oral : Ağızdan alınan (ilaç). Sözlü boşinanç. Ağız. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek. Ağız, ağızla ilgili. Ağız ile ilgili; ağızla aynı tarafta.

Verbs : Eylem.

In its true colours : Olduğu gibi.

In kind : Ayın nevinden. Mal olarak. Kısasa kıssas. Para dışında varlık olarak. Aynı. Para dışındaki tüm maddi şeyler. Aynı cinsten. Ayni olarak. Ayni.

Verbatim : Harfbeharf. Kelimesi kelimesine anlatım. Motamo. Motamot. Tam. Kelimesi kelimesine yapılmış.

En : Yarım kadrat (yazı).

Viva voce : Sözlü olarak.

Strict : Kurallara çok bağlı. Otoriter. Şiddetli. Dikkatli. Titiz. Katı. Değişmez. Tam. Sert.

Unwritten : Yazısız. Geleneksel. Yazılı olmayan. Yazılmamış. Kitaba geçmemiş.

Verbal synonyms : with fidelity, engaged to be married, in so many words, just as, verbals, fiancee, literatim, deed, identically, oral examination, word by word, dittoing, parol, verbally, verb, factual, exactly, word of mouth, ditto, all over, exactly the same, dittoed, textual, oral test, just the same, all overs, fiances, in words, non graphic, communicatory, strictest, strictly, literal.

 

Verbal zıt anlamlı kelimeler, Verbal kelime anlamı

Uncommunicative : Ağzı sıkı. Az konuşan. Çekingen. Ketum. Az konuşur. Konuşkan olmayan.

Written : Yazılmış. Tahriri. Yazıya dökülmüş. Yazılı.

Verbal ingilizce tanımı, definition of Verbal

Verbal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not written. Expressed in words, whether spoken or written, but commonly in spoken words. Oral. Verbal testimony. Hence, spoken. As, a verbal contract. A noun derived from a verb.