Verbal learning türkçesi Verbal learning nedir

  • Düşüncelerin iletişimi ve açıklanması için gerekli konuşma becerilerini elde etme işi.
  • Sözlü öğrenme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Sözel öğrenme.

Verbal learning ingilizcede ne demek, Verbal learning nerede nasıl kullanılır?

Verbal : Kelimesi kelimesine. Sözel. Fiilden türemiş. Şifahen. Şifahi. Fiile ait. İsim fiil. Harfi harfine. Sözlü. Sözsel.

Learning : İlim. Sürekli öğrenme. Öğrenim. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. İrfan. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci. Bilgi. Bilim. Öğrenme.

Verbal abuse : Sözlü taciz. Bir kimseye uygunsuz konuşarak kötü davranmak. Sözlü sataşma. Sözle sataşma.

Verbal agreement : Sözlü anlaşma. Şifai anlaşma. Şifahi mukavele. Sözlü uzlaşı. Şifai sözleşme. Sözlü mutabakat. Yazılı bir belge olmadan yapılan anlaşma. Sözlü akit.

Verbal appeal : Sözlü talep. Konuşularak bulunulan talep.

Verbal clause : Fiil tümce. Fiil tümceciği. Bir cümlenin fiil olarak işlev gören tümceciği (gramer).

 

İngilizce Verbal learning Türkçe anlamı, Verbal learning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verbal learning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

 

Academic year : Ders yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Verbal learning synonyms : accustoming, abstract intelligence, academy, achromatopsia, abulia, academic intelligence.