Verged türkçesi Verged nedir

Verged ile ilgili cümleler

English: they walked along the road together until they reached the village , but then their paths diverged
Turkish: köye ulaşıncaya dek beraber yuruduler fakat sonra yolları ayrıldı

Verged ingilizcede ne demek, Verged nerede nasıl kullanılır?

Converged : Birleşmek. Yaklaşmak. Yakınsamak. Kavuşmak.

Diverged : Birbirinden ayrılmak. Uzaklaşmak. Ayrılmak. Uyuşmamak. Dallanmak. Farklı olmak. Ayırmak. Sapmak. Birbirinden uzaklaşmak. Açılmak.

Verge into : Çalmak (renk).

Verge on : Çalmak. Kaçmak. Doğru gitmek. Çalmak (renk). Sınırında olmak. Meyletmek. Yaklaşmak.

Be on the verge of : Eşiğine gelmek (yıkımın vb). Üzere olmak.

On the verge of doing : Yapmak üzere.

Absolutely convergent series : Mutlak yakınsak seri.

Verge : Eşiğinde olmak. Eşik. Yönelmek. Yaklaşmak. Çalmak (renk). Sınırında olmak. Meyletmek. Sınır oluşturmak. Piskopos asası. Hudut.

On the verge of : Üzere. Eşiğinde. Eli kulağında.

Vergers : Kilise memuru. Zangoç.

İngilizce Verged Türkçe anlamı, Verged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brinks : Kenar (uçurum için). Ağız (kaya, uçurum). Kenar. Ağız. Eşik (felaket için). Kıyı.

Limits : Çerçeve. Hudut hatları. Limitler. Sınırlar.

Shelve : Şimdilik vazgeçmek. Ertelemek. Emekliye ayırmak. Hasıraltı etmek. Rafa koymak. Aldırmamak. Şevlenmek. Hasır altı etmek. Kadro dışı bırakmak.

Be inclined : Eğilimli olmak. Hevesi olmak. Meyilli olmak.

Fronted : Bakmak. Yol göstermek. Cephesini düzenlemek. Karşı olmak. Dönmek. Önderlik etmek.

Demarcation : Hudut çizme. Çizgi. Sınır çekme. Sınırlarını belirtme. Demarkasyon. Ayırma. Sınırını belirleme. Sınır çizme.

Nut : Fındık. Taşak. Çatlak. Çılgın. Fındıksı meyve. Ceviz. Cıvata somunu. Ceviz toplamak. Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Hayran.

Bear down on : Ağır gelmek. Üstüne varmak. Sıkıştırmak (azarlayarak veya ısrarla). -e ilerlemek. Bir başka tekneye doğru yol almak. -e doğru ilerlemek. Üstüne gelmek. -i çok etkilemek. -e doğru gelmek.

Diverseness : Çeşitlilik. Çeşitli olma durumu. Farklılık. Farklı olma durumu.

Converge : Bir noktaya yönelmek. Bir çekitte birleşmek. Bir noktada birleşmek. Birbirine doğru hareket etmek. Birbirine yaklaşmak. Yakınsamak. Kavuşmak. Birleşmek.

Verged synonyms : bourne, approximate, frontier, approximated, crook, incline, frontiers, approach, cants, confines, leans, variegated, crooks, bourn, verge into, lean to, butting, boundary line, crosiers, border line, come near, come close to, bear, canting, verge, crozier, be on the threshold, varicolored, dooring, bourns, sill, leaned, many sided.

Verged zıt anlamlı kelimeler, Verged kelime anlamı

Homogeneous : Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Mütecanis. Bağdaşık. Aynı yapılı olan. Tekkökenli. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Tekunsurlu. Tektürel. Türdeş.

 

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Same : Farketmez. Benzer. Farksız. Aynı. Sürüm. Aynı şey. Aynı şekilde. Özdeş. Tıpkısı. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama.

Verged antonyms : unmodified, disunify.