Vertical mobility of labour türkçesi Vertical mobility of labour nedir

  • Dikey emek akışkanlığı.
  • İşçilerin eğitim düzeyi ve kazandıkları beceriye göre ortaya çıkan mesleki işgücü hareketi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Vertical mobility of labour ingilizcede ne demek, Vertical mobility of labour nerede nasıl kullanılır?

Vertical : Şakuli. Dikey. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Amudi. Dikey çizgi. Tepede olan. Düşey düzlem. Düşey katman. Düşey. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Mobility : Hareket kabiliyeti. Mal ve üretim faktörlerinin dolaşımının serbestliği. Devingenlik. Hareketlilik. Mobilite. Giderlik. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gezerlik. Devinim.

Of : -nin. Karşı. İle ilgili. Li. Yüzünden. -li. -dan. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. In.

Labour : Doğum. Uğraşmak. İşgücü. Doğurma. Ayrıntılara girmek. Güçlükle hareket etmek. Çabalamak. İş. İşçi. Emek harcamak.

Mobility of labour : İşçilerin; meslek içi, iş kolları, bölgeler veya ülkeler arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın hareket edebilmeleri. krş. dikey işgücü akışkanlığı, yatay işgücü akışkanlığı. Emek akışkanlığı.

 

Alienation of labour power : Emeğin yabancılaşması. Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması.

Horizontal mobility of labour : İşçilerin aynı bilgi ve beceri düzeyi gerektiren iş kolları arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın hareket edebilmeleri. Yatay emek akışkanlığı.

Average product of labour : Emeğin ortalama verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen emek değerlerine bağlı olarak birim emek başına elde edilen ürün.

Alienation of labour : Emeğin yabancılaşması. Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması.

İngilizce Vertical mobility of labour Türkçe anlamı, Vertical mobility of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vertical mobility of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Vertical mobility of labour synonyms : a change in individual demand, a shift in demand, ability to pay approach, a type mutual funds, abnormal budget, abolition of forced labour convention.