Mobility of labour türkçesi Mobility of labour nedir

  • Emek akışkanlığı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşçilerin; meslek içi, iş kolları, bölgeler veya ülkeler arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın hareket edebilmeleri. krş. dikey işgücü akışkanlığı, yatay işgücü akışkanlığı.

Mobility of labour ingilizcede ne demek, Mobility of labour nerede nasıl kullanılır?

Mobility : Hareket yeteneği, hareketlilik. Akışkanlık. Değişkenlik. Taşınırlık. Hareketlilik. Mal ve üretim faktörlerinin dolaşımının serbestliği. Gezerlik. Fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Devingenlik. Kişilerin, bir yerden ve durumdan bir başka yere ve duruma devinmeye anık ve devinme gücünde olmaları. bu yatay ve dikey devinmenin sıklığı.

Of : -den. -dan. -nın. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. -li. Hakkında. -nin. Nin. Yüzünden.

Labour : İş gücü. Lafı uzatmak. Çaba harcamak. Doğum. Emek. İşgücü. Emek harcamak. Çabalamak. Emek vermek. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Horizontal mobility of labour : İşçilerin aynı bilgi ve beceri düzeyi gerektiren iş kolları arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın hareket edebilmeleri. Yatay emek akışkanlığı.

Vertical mobility of labour : Dikey emek akışkanlığı. İşçilerin eğitim düzeyi ve kazandıkları beceriye göre ortaya çıkan mesleki işgücü hareketi.

 

Branch of labour : İş kolu. Belirli bir yapım dalına ilişkin ve aynı bilimsel yöntemlerle yapılan uğraşılar. iş yasasına göre, çalışma bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle bölümlenen iş kolları.

Average productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen emek değerlerine bağlı olarak birim emek başına elde edilen ürün. Emeğin ortalama verimliliği.

Alienation of labour power : Emeğin yabancılaşması. Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması.

Mobility of a charged particle : Yüklü bir parçacığın devingenliği.

Confederation of labour unions : İşçi sendikaları birliği. Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik.

İngilizce Mobility of labour Türkçe anlamı, Mobility of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobility of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Mobility of labour synonyms : a shift in demand, abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a change in supply, a shift in supply, a type mutual funds.