Vesicula türkçesi Vesicula nedir
Vesicula ingilizcede ne demek, Vesicula nerede nasıl kullanılır?
Vesicula auditiva : Otik vezikül. İç kulağın gelişiminde ortaya çıkan kese biçiminde oluşum.
Vesicula lentis : Lens kalınlaşması. Lens vezikülü.
Vesicula optica : Optik vezikül. Gözün gelişiminde lamina optikalardan dış ektoderme doğru ilerleyen kesemsi uzantı, göz kesesi. Göz kesesi.
Vesicula pinocytotica : Pinositoz yoluyla gelen maddenin hücre içerisinde küçük vezikül oluşturması. Pinositoz vezikülü.
Vesicular : Kabarcıklı. Kabarcık gibi. Keseli. Kese gibi. Vezlküler. Veziküler. Deri üzerinde oluşan veziküllerle ilgili veya onlara ait olan. keseciklerden oluşmuş. kabarcıklı, kabarcık biçiminde.
Vesicular stomatitis : Veziküler stomatitis. Rhabdoviridae ailesinde vezikülovirüs cinsinde yer alan bir virüsün neden olduğu, klinik olarak ağız mukozasında, içi sıvı dolu kabarcıklı yangıyla belirgin ve şap hastalığına benzeyen, şaptan farklı olarak tek tırnaklı hayvanlarda da görülen, oldukça bulaşıcı bir hastalık. Veziküler stomatit.
Vesicular exanthema : Domuzların akut, ateşli, burunda, ağızda, vücudun kılsız bölgelerinde ve ayaklarda sıvı içeren kabarıklıkların oluşumlarıyla belirgin bir hastalığı. klinik olarak şap hastalığına, veziküler stomatitise ve domuzların veziküler hastalığına çok benzer. Veziküler egzantem.
Vesicular pustular exanthem : Veziküler püstüler ekzantem. Bünyesel toksinler veya şap, çiçek, yalancı çiçek, koriza gangrenoza bovum gibi özel etkenler tarafından oluşturulam meme ve meme başı derisinin semptomatik egzamatöz hastalığı.
Vesiculate : Kabarcıklı hale getirmek. Kabarcıklandırmak. Kabarcıklı şekil vermek. Kesecikli şekil vermek. Kabarcıklı.
Vesicular disease : Veziküler hastalık. Çift tırnaklı hayvanlarda görülen, ileri derecede bulaşıcı özellikte olması bakımından önemli görülen, şap, veziküler stomatitis ve sığırların veziküler ekzanteminden oluşan özel hastalık grubu.
İngilizce Vesicula Türkçe anlamı, Vesicula eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vesicula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bulla : İri kabarcık. Bül. Bulla. Baloncuk. Kabarcık. Mühür. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Resmi bir papalık mektubuna basılan mühür.
Pouch : Yutmak. Gözaltı torbası. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Torba veya cep biçiminde yapı. Kese. Torbalanmak. Cep. Avurt. Poş.
Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Golgi apparatus : Golgi cihazı. Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, golgi kompleksi, golgi cihazı. cis golgi, orta golgi ve trans golgi adlı üç kısımdan oluşur. lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar. Golgi cisimciği. Nükleus. Salgı ucunda veya bir hücrenin yüzeyi arasında bulunan sitoplazmanın granülasyon sistemi. Golgicisimciği. Ökaryotik hücrelerin kompleks bir hücre içi organeli olan, vakuol ve veziküllerle bağlantı oluşturan ve sisterna denen sayısız düz keseleri kapsayan, proteinlerin oluşmasından sonra modifiye edilmesinde görev yapan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve diğer maddelerin karbonhidrat yan zincirlerinin oluşturulduğu yer, golgi aparatı, golgi cihazı, golgi kompleksi. Golgi aygıtı. Golgi kompleksi. Golgi aparatı.
Golgi complex : Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, zarlardan yapılmış birkaç tane iç içe yassı keseler şeklinde, toplu ya da dağınık halde bulunan, lipoproteinlerin ve karbohidratların sentezinde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel teşekkülünde görev yapan bir organel. granüllü endoplazmik retikulumdan kopan parçaların birleştiği yassı golgi kesesi cis golgi retikulum olarak, en dış bağımsız keseler cis golgi, en iç keseler trans golgi, ikisi arasındaki keseler medial golgi, en içte küçük zar keselerin koptuğu yassı keseler ise trans golgi retikulum olarak adlandırılır. golgi cihazı, golgi aygıtı, diktiyozom. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Golgı kompleksi. Golgi cisimciği. Golgi aygıtı. Golgi kompleksi.
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.
Utricle : İç kulakta, zar boşluğunun içinde bulunan ve yarım daire kanallarına bağlı olan küçük bir kese. utrikulus. İçkulak boşluğu. Tulumcuk. Utrikül. Kesecik. Kırbacık.
Dictyosome : Bitkilerin hayvanlarda golgi aparatına karşılık gelen hücre organeli. Golgi kompleksi. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, zarlardan yapılmış birkaç tane iç içe yassı keseler şeklinde, toplu ya da dağınık halde bulunan, lipoproteinlerin ve karbohidratların sentezinde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel teşekkülünde görev yapan bir organel. granüllü endoplazmik retikulumdan kopan parçaların birleştiği yassı golgi kesesi cis golgi retikulum olarak, en dış bağımsız keseler cis golgi, en iç keseler trans golgi, ikisi arasındaki keseler medial golgi, en içte küçük zar keselerin koptuğu yassı keseler ise trans golgi retikulum olarak adlandırılır. golgi cihazı, golgi aygıtı, diktiyozom. (hücre biyolojisi) golgi aparatının bileşeni. Diktiyozom. İki veya daha fazla yığın sisterna (bir vücut sıvısı için depo görevini gören boşluk).
Saccule : Sakül. Kesecik. Kesecik (iç kulak).
Vesicula synonyms : tear sac, golgi body, cyst, vesicle, sachets, abamectin, sacculus, blister, follicle, abattoir, abaxial, a c deformity, a clay, pouching, bleb, a band, sachet, dacryocyst, abdominal distention, a crochordon, liposome, sac, bladder, abdominal fat necrosis, pouches, bladders, a amplitude mod, lacrimal sac, abdomen, diverticulum, abdominal ovariectomy, a dna.
Vesicula zıt anlamlı kelimeler, Vesicula kelime anlamı
Stay : Erteleme. Kalma. İkamet etmek. Kalma süresi. ...olarak kalmak. Geçiştirmek. Kalmak. Ertelemek. Durdurmak. Önlemek.
Vesicula ingilizce tanımı, definition of Vesicula
Vesicula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vesicle.

Bu kısımda Vesicula kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vesicula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vesicula anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vesicula ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.