Bulla nedir, Bulla ne demek

Bulla; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Abla.

Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı.

Teyze.

[Bakınız: böle].

[Bakınız: bılla].

[Bakınız: bülüç].

Yeni ötmeye başlayan horoz.

Civciv.

Yeni ötmeye başlayan horoz.

Biyoloji'deki anlamı:

Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kabarcık, kesecik, baloncuk.

Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı.

Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

Bulla ile ilgili Cümleler

  • “Beraberce binmiş olduğumuz bir takside birdenbire yüzü karıştı, şoföre yüksek bir sesle...”
  • Tom'u allak bullak ettin.
  • Zhang allak bullak görünüyor.

Bulla ile ilgili Atasözü veya Deyim

yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak) : can sıkıcı bir durum, yüzünden belli olmak.

Bulla anlamı, kısaca tanımı

Ballak bullak : Sersem, hiç bir şeye aklı ermeyen

Bulla lakrimalis : Gözyaşı kemiği kabarcığı.

 

Bulla osteitisi : Kulakta, bulla timpanikanın kemiksel bölümünün yangısı.

Bulla osteotomi : Cavum tympani’yi çevreleyen bulla tympanica’nın kemiksel bölümünün kısmen veya tamamen çıkarılma işlemi.

Bulla timpanika : Kulakta, piramit kemiğinin pars tympanica'sının, balon biçiminde içi boş şişkinliği.

Bullak : Her tarafı sallanan. Kalaycı çırağı.

Bullamak : Sallamak.

Allak bullak : Altüst, karmakarışık.

Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.

Gaz kesesi : Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı. Yüzme kesesi. Hava kesesi.

Maksillar : Üst çeneye ait.

Baloncuk : Küçük balon.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Çukurluk : Çukur olma durumu. Çukur yer.

Maksilla : Üst çene kemiği.

Kesecik : Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Diğer dillerde Bulla anlamı nedir?

İngilizce'de Bulla ne demek ? : bulla