Böle nedir, Böle ne demek
- Teyze kızı.
- Amca, dayı, hala çocuğu

Yerel Türkçe anlamı:
Teyze oğlu.
Böyle
Hala.
Amca oğlu.
Amca.
Teyze.
Yeğen.
Genel olarak amca, dayı, hala çocuğu.
Böyle, bk. bele
Hala çocuğu.
Böyle, zıt anlamlısı bele, beyle, beyne, biyle
Genel olarak teyze, hala, yenge.
Teyze çocuğu.
Böyle, böylece.
Teyze çocuğu, zıt anlamlısı bele
Böyle. zıt anlamlısı böle, böile, bölü
Böle hakkında bilgiler
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri. Kız kuzenler için kullanılan kuzin sözcüğü günümüzde yavaş yavaş kullanımdan kalkmaktadır.
Bir kimsenin teyze, hala, amca ve dayı çocukları o kimsenin kuzenleridir. Aynı şekilde bahsi geçen kimse de kendi kuzenlerinin kuzenidir. Bazı yörelerde, özellikle küçük yaştaki kuzenler yeğen olarak da tanımlanırlar.
Bir kimsenin ebeveynlerinin kuzenlerinin çocukları, o kimsenin 2. dereceden kuzenleridir. Aynı şekilde bir kimsenin ebeveynlerinin 2. dereceden kuzenleri, o kimsenin 3. dereceden kuzenleridir.
Geniş manasıyla kuzen bir kimsenin geniş ailesindeki akrabalarından biridir. Bir kimsenin herhangi bir dereceden kuzenleri ile en az bir ortak atası olması gerekir. Biyolojide zaman zaman canlıların ortak atalardan olan uzak akrabaları için de kuzen tanımlaması kullanılır.
Böle ile ilgili Cümleler
- Elmaları beşimiz arasında böler.
- Ben konuşurken, oğlum beni hep böler.
- Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.
- Böleceğim.
- Burroughs B5500 gibi bazı sistemler sanal bellek uygulamak için sayfa numaralama kullanmazlar.Onun yerine segmentasyon kullanırlar, bu sanal adres alanlarını değişik uzunluktaki segmentlere böler. Bir sanal adres bir segment numarası ve segment içinde bir ötelemeden oluşur.
- Hiçbir zaman bölemeyeceksiniz.
- Hesabı üçe bölelim.
- Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
Böle kısaca anlamı, tanımı:
Teyze : Anne yaşıtı kadınlara söylenen bir seslenme sözü. Annenin kız kardeşi, ana yarısı.
Amca : Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü. Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi.
Dayı : Cesur, yiğit. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü. Annenin erkek kardeşi. Kayırıcı. Kabadayı. Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici.
Bölen : Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.
Ortak bölen : İki veya daha çok sayıyı bölen sayı.
Ortak tam bölen : İki veya ikiden artık sayının hepsini tam olarak bölebilen sayı.
Tam bölen : Bir nicelikte bir tam sayı kadar bulunan başka bir nicelik.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Kardeş : Yaşça küçük olan çocuk. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
Evlat : Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü. Soy, döl.
Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.
Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.
Kalkmak : Uygulanmaz olmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Uçmak, havalanmak. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Ayakta beklemek. Derlenip götürülmek. Güncelliğini yitirmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Taşıtlar yola çıkmak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Başka yere gitmek, taşınmak. Kabarmak, ayrılmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Yukarı doğru yükselmek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Varlığı, hayatı son bulmak.
Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
Hala : Babanın kız kardeşi, bibi.
Bölebilme : Bölebilmek işi.
Bölebilmek : Bölme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bölece : Böylece
Böleç : Belli bir özelliğe ilişkin çeşitli seçenek ya da değerleri birbirinden ayıran sınır ya da ayırıcı değer.
Bölek : Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.
Böleken : Böler iken
Böleki : Keşke (dilek ifade eden cümle başlarında kullanılır). Az kaldı, olsaydı. bk. bölâki. bk. belekere-2.
Bölekli : Van şehri, Albayrak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bölekli alış : Alınan mala ilişkin paranın parça parça ödenmesi.
Bölekli satış : Parası aydan aya alınmak koşulu ile yapılan satış.
Diğer dillerde Böle anlamı nedir?
İngilizce'de Böle ne demek? : [bole] n. any of several varieties of fine earthy clay used as pigments; reddish-brown color (Art)
n. tree trunk
v. kick; serve; trundle; dream up

Bu kısımda Böle nedir? Böle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Böle tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Böle hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.