Vestigial organ türkçesi Vestigial organ nedir

  • Körelmiş organ.
  • Küçülerek işlevini yitirmiş organ.
  • Ata türde bulunandan daha küçük ve basit yapıda olan yapı, organ vb.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Vestigial organ ingilizcede ne demek, Vestigial organ nerede nasıl kullanılır?

Organ : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alet. Vasıta. Kuruluş. Kılgan. Organ. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Yayın kılganı. Kitle iletişim araçları. Uzuv.

Vestigial sideband : Güçsüzleştirilmiş yan kuşak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vestigial yan bant. Artık yan bant. İzli yan kuşak. Vericinin kapsadığı kuşak genişliğinden tutum sağlamak amacıyla, büyük bölümü kullanılmayan yan kuşağa verilen ad.

Vestigially : Arta kalan bir şekilde. Artık bir şekilde. Artan bir şekilde. Geri kalan bir şekilde.

Accessory breathing organ : Yardımcı solunum organı. Bazı balıklarda birinci solungaç kemerinin epibranşiyalının vaskülarizel genişlemesiyle biçimlenen ve atmosferik solunum için kullanılan bir organ.

Aclid organ : Aklid organ. Başları dikenli solucanların larvası olan akantorun ön ucu yakınında bulunan içe dönük organ.

American organ : Amerikan orgu.

İngilizce Vestigial organ Türkçe anlamı, Vestigial organ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vestigial organ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Vestigial organ synonyms : abacus bodies, abramis zone, aardvark, a protein, abiotic environment, aardvarks.