Vestiture türkçesi Vestiture nedir

  • Giydirme.
  • Tüylülük.
  • Bir şeyi kapatan şey.
  • Manto (kürkten).
  • Dikenlilik.
  • Giysi.
  • Örtü.
  • Bir şeyi kaplayan şey.

Vestiture ingilizcede ne demek, Vestiture nerede nasıl kullanılır?

Divestiture : Mahrum edilme. Bir firmanın finansal veya sosyal hedefleri doğrultusunda bir ya da daha fazla etkinlik biriminin kapatılması ya da varlıklarının bir kısmının satılması. Soyma. Elinden alma. Yoksun bırakma. Soyulma. Mahrum etme. Elden çıkarma.

Divestitures : Yoksun bırakma. Elinden alma. Elden çıkarma.

Investiture : Resmi elbise. Tayin. Tören. Üniforma. Atama. Terfi.

Investitures : Atama. Tayin. Üniforma. Terfi. Tören. Resmi elbise.

Transvestite : Travesti. Karşıt cinsin elbiselerini giyen. Kadınımsı giyinmekten hoşlanan erkek. Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse. Karşı cinse özenen kimse.

Vestibular syndrome : Köpeklerin idiopatik vestibüler sendromu. kedilerin vestibüler sendromu. aykırı vestibüler sendrom. Vestibüler sendrom.

Vestibule school : Acemi işçileri yetiştirme okulu. Çırak okulu.

Vestibule : Vestibulum. Antre. Gırtlağa uzanan boşluk, burun boşluğu. kuşların kloakının arka odası. sölenterlerde ağzın etrafındaki küçük çöküntü. yapraklarda stomalara giden çöküntü. Hol.

Vestibular : Giriş kısmıyla ilgili. Koridorla ilgili. Koridora özgül. Vestibuler. Vestibüler. Giriş kısmına özgü.

 

Vestibular dysfunction : Vestibüler uyumsuzluk. Vestibüler disfonksiyon. Beyinde, kulaktaki vestibülde veya her ikisinde birden oluşan patolojik değişimlere bağlı olarak başın etkilenen tarafa doğru eğilmesi ve düşmesi, vücut hareketlerinde düzensizlik ve şaşılıkla belirgin bozukluk, vestibüler disfonksiyon. en belirgin biçimde listeriyozis ve köpek gençlik hastalığında görülür.

İngilizce Vestiture Türkçe anlamı, Vestiture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vestiture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appareling : Kıyafet. Esvap. Kılık. Giyim kuşam. Süs. Giyecek. Donatmak. Üst baş. Elbise.

Cloths : Bez örtü. Çaput. Rahiplik. Din adamlığı. Yelken. Bez. Kumaş. Cilt bezi. Dokuma.

Attires : Giyinip kuşanmak. Giyinmek. Süs. Donatmak. Kıyafet. Giydirmek. Kılık. Kisve. Giyim.

Caparisoning : Donatmak. Eyer örtüsü. Elbise. Süsleme. Süslemek. Giyecek. Haşe örtmek. Haşe.

Cover : Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Kapak. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Korumak. Kapatmak. Üstünü kapatmak. Güvence. Yetmek. İstila etmek.

Attiring : Giyinip kuşanmak. Giydirmek. Kıyafet. Kisve. Süs. Giyinmek. Kılık. Giyim. Donatmak.

 

Dressings : Pervaz. Giyme. Gübre. Sos. Terbiye. Dolma harcı. Salata sosu. Sargı. Yapının dış kısmı.

Cloak : Palto. Örtbas etmek. Saklamak. Örtmek. Gizlemek. Perde. Bahane. Pelerin. Paravana.

Cot : Bebek beşiği. Kümes. Kulübe. Bebek karyolası. Genellikle çocuklar için. Ağıl. Yatacak yer hazırlamada kolaylık sağlayan küçük yatak. Çocuk karyolası. Beşik.

Cosies : Sıcacık. Konforlu. Kılıf. Sıcak. Samimi. Çaydanlık kılıfı. Kuytu. Hoş. Çaydanlık örtüsü.

Vestiture synonyms : article of clothing, vesture, caparisoned, caparisons, apparel, wear, cladding, arrayal, habiliment, vesting, clothing, appareled, fluffiness, enduing, hairlessness, canopy, claddings, encapsulation, prickliness, attirement, flocculence, caparison, clothes, wearable, cloth, attire, hairiness, body suit, cosy, canopies, villosity, apparels, coating.

Vestiture ingilizce tanımı, definition of Vestiture

Vestiture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In vestiture.