Transvestite türkçesi Transvestite nedir

  • Travesti.
  • Karşı cinse özenen kimse.
  • Kadınımsı giyinmekten hoşlanan erkek.
  • Karşıt cinsin elbiselerini giyen.
  • Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse.

Transvestite ingilizcede ne demek, Transvestite nerede nasıl kullanılır?

Transvestites : Travestiler. Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse. Karşı cinse özenen kimse.

Transvestitism : Transvestitizm. Karşı cinsin kıyafetlerini giyme. Diğer cinsiyetin kıyafetlerini giyme.

Transvestic : Enine.

Transvestism : Karşıt giysicilik. Transvestizm. Karşı cinse özenme. Karşı cins gibi giyinme ve davranma.

İngilizce Transvestite Türkçe anlamı, Transvestite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transvestite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tranny : Eşcinsel. Karşı cins gibi giyinen ve davranan kimse (ayrıca trannie). Transseksüel. (ingiliz argosu) transistörlü radyo.

Person : Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Can. Kişi. Beden. Vücut. Şahıs. Karakter (tiyatro terimi). Birey. Fert. Kişilik.

 

Drag queen : Zenne. Kadın elbisesi giyen eşcinsel. Kadın elbiseli eşcinsel.

Homosexual : Erkek homoseksüel. Homoseksüel. İbne. Eşcinsel. Aynı cinsiyetle ilgili olan. aynı cinsiyetteki kimseye karşı cinsel ilgi duyan kişi, homoseksüel. Homo. Nonoş. Gey.

Transvestic : Enine.

Tv : Televizyon. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Somebody : Biri. Kimse. Bazısı. Kimisi. Önemli birisi. Şahsiyet. Birisi. Bir kimse. Önemli kimse.

Soul : Canlılık. Can. Temel direk. Timsal. Zencilerle ilgili. Tin. Kök. Şahıs. Ruh. Kişi.

 

Individual : Bireysel. Birbirinden ayrı. Birey. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Kişi. Fert. Özgün. Kimse. Tek kişilik. Ferdi.

Mortal : Amansız. İnsan. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Fani. Ölümlü. Geçici. Ölüm. İnsanoğlu. Mortal.

Transvestite synonyms : cross dresser, someone.

Transvestite zıt anlamlı kelimeler, Transvestite kelime anlamı

Bisexual : İki eşeyli. İki cinsiyetli. Hünsa. Her iki cinse de ilgi duyan. Er dişi. Biseksüel. Erselik. İkicinsli. Çift cinsiyetli. Bitki ya da hayvanların hem erkek hem de dişi organları beraber taşıması. biseksüel, hermafrodit, androjin.

Heterosexual : Heteroseksüel. Heterosexüel. Karşıcinsel. Karşı cinse ait. Karşı cinse ilgi duyan. Zıtcinsel. Düzcinsel.