Vibrances türkçesi Vibrances nedir

Vibrances ingilizcede ne demek, Vibrances nerede nasıl kullanılır?

Vibrance : Canlılık. Enerji. Hayat. Güç. Dirilik. Çarpıntı. Titreşimlilik. Nabız.

Vibrancies : Titreklik. Titrek olma durumu veya niteliği. Titreşimlilik.

Vibrancy : Coşkunluk. Gürlük. Titrek olma durumu veya niteliği. Titreklik. Titreşimlilik.

Vibrants : Coşkunca. Hareketli. Dolgun. Gür. Titreşimli. Enerjik. Hayat dolu. Yankılanan. Canlı. Canlı (renk).

Make vibrant sounds : Titrek ses çıkarmak.

Vibraharps : Vibrafon. Vibraharp. Elektrikli rezonatörlerle çalınan bir müzik aleti.

Vibrating feeder : Sarsak besleyici. Titreşimli besleyici.

Vibrating : Vibrasyon. Titreştiren. Titreşen. Titreşimli.

Vibraphone : Vibrafon.

Vibrates : Sakınmak. Sarsmak. Titremek. Sallamak. Tereddüt etmek. Kararsız kalmak. Duraksamak. Sallanmak. Titretmek. Tereddüd etmek.

İngilizce Vibrances Türkçe anlamı, Vibrances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vibrances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quality : Çeşit. Kabiliyet. Yapı. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Nitellik. Nitelik. Sıfat. Kaliteli.

 

Aliveness : Diri olma durumu. Farkındalık.

Resonance : Sesi aksettirme. Rezonans. Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar. Tınlama. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Titreşim. Çınlanım. Seselim. Yankılaşım.

Clouted : Torpil. Patlatmak. Paçavra. Prestij. Vurmak. İndirmek (argo terim). Nüfuz. İndirmek. Darbe.

Animateness : Hayat doluluk.

Baffling : Kararsız. Aldatıcı. Şaşırtma. Kafa karıştırıcı. Şaşırtıcı. Sürekli değişen. Durmadan değişen. Zor.

Vigorousness : Coşkunluk. Gürbüzlük. Güçlülük. Coşkululuk. Hayatiyet. Kuvvetlilik. Dinçlik.

Get up and go : Kuvvet.

Jazziness : Caz ritmi. Caz müziği gibi olma. Caz stili. Gösterişlilik. Caz gibi olma. Neşe. Göz alıcı olma.

Ability : Beceri. Liyakat. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Becerik. Hüner. Sanat. İktidar. Zeka. Özgüç.

Vibrances synonyms : reverberance, sonorousness, plangency, vibrancies, pith, arm, energy, capability, lifetimes, vitalities, abilities, arduous, juice, energies, peps, lives, fresh, food and drink, breeziness, austere, brightness, sap, buoyancy, life, capacities, existence, capacity, vibrance, palpitations, tremors, pulse, birr, impetus.