Videos türkçesi Videos nedir
- Televizyon (amerikan ingilizcesi).
- Video terminal.
- Video.
- Video filmi.
- Videolar.
Videos ile ilgili cümleler
English: As soon as I can get a decent video camera, I'll start making videos to put online.
Turkish: İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
English: Instructional videos are a key component of many online courses.
Turkish: Öğretim videolar birçok çevrim içi derslerin önemli bir bileşenidir.
English: There are many videos on YouTube of people doing stupid things.
Turkish: Youtube'da aptalca şeyler yapan insanların bir sürü videoları var.
English: Would you like to see some of the videos we took on our trip to Australia?
Turkish: Avustralya'ya yaptığımız yolculuğumuzda çektiğimiz videolardan bazılarını görmek ister misiniz?
English: How often do you upload videos to YouTube?
Turkish: Ne kadar sıklıkla YouTube'a video yüklersin?
Videos ingilizcede ne demek, Videos nerede nasıl kullanılır?
Video attribute : Video türü.
Video cable : Görüntü kablosu.
Video camera : Video kamerası. Video kamera.
Video capture : Video yakalama. Video yakala.
Video capture devices : Video yakalama aygıtları.
Video card : Görüntü kartı. Ekran kartı. Video kartı. Grafik kartı.
Video compression : Video sıkıştırma.
Video cassette recorder : Mıknatıslı görüntü aygıtının kutucukla çalışan, kutucuklu televizyonda kullanılan ufak boy çeşidi. Kutucuklu görüntü aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Video cassette : Video kaset. Video bant. Üzerine hareketli görüntü ve ses kaydı yapılan kaset.
Video coding : Video kodlama.
İngilizce Videos Türkçe anlamı, Videos eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Videos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Vid : Görüntülü ve sesli bilgi kaydedebilen manyetik bant (argo terim). Videoteyp.
Movie : Sinema. Sinema filmi. Film (sinemada gösterilen). Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Film. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Visual communication : Görerek muhabere. Görsel iletişim.
Video : Video kaset. Sın. Ekran. Görüntü. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon.
Repulsive : Soğuk. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Uzaklaştırıcı. Tiksindirici. İğrenç. Antipatik. Yavan. İtişli. Tanecikleri birbirinden uzaklaştıran kuvvetlere ilişkin. İtme eğilimi olan.
Ugly : Sakil. Nahoş. Suratsız. Tatsız. İğrenç. Biçimsiz. Aksi. Ters. Huysuz. Aybacar.
Video tape recorder : Kayıt özelliği olan video cihazı. Vtr. Video teyp kaydedicisi. Görüntüalıcı. Video kaset kaydedici. Görüntü bant kayıt cihazı. Video kaydedici. Video kasetlerin üzerine kayıt yapmak ve onları görüntülemek için kullanılan cihaz. Sonradan göstermek üzere görüntüleri bir şerit üzerine kaydeden aygıt.
Telecasting : Televizyonda yayınlama. Televizyonda yayınlamak. Yayınlamak. Televizyon yayını.
Television : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Televizyon. Televizyon seti. Sınalgı. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
Video player : Oynatıcı video. Video çalar.
Videos synonyms : videoing, tv, videotape, picture.
Videos zıt anlamlı kelimeler, Videos kelime anlamı
Beautiful : Biçimli. Dilber. Ahu gibi. Zarif. Ahım şahım. Çok iyi. Nefis. Tatlı. Harika. Gökçe.
Inoffensive : Kendi halinde. Zararsız. Zararı dokunmayan. Mazlum. Tehlikesiz. İncitmeyen.

Bu kısımda Videos kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Videos ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Videos anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Videos ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.