Viol türkçesi Viol nedir

Viol ile ilgili cümleler

English: A violinist I know says that he owns a Stradivarius.
Turkish: Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu söylüyor.

English: Ali became famous as a violinist.
Turkish: Ali bir kemancı olarak ünlü oldu.

English: Ali also plays the violin.
Turkish: Ali da keman çalar.

English: Ali abhors violence.
Turkish: Ali şiddetten nefret ediyor.

English: A violinist I know claims that he owns a Stradivarius.
Turkish: Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu iddia ediyor.

Viol ingilizcede ne demek, Viol nerede nasıl kullanılır?

Bass viol : Çello. Viyolonsel. Kontrbas.

Viola : Hercai menekşe. Viyola. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Menekşe. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Viola da gamba : Kemana benzeyen altı telli bir 16'ncı ve 17'nci yüzyıl enstrümanı. Viyol. Viyola.

Violability : Bozabilirlik. Bozulabilir olma durumu. Bozulabilirlik.

Violable : Bozulabilen. İhlal edilebilir. Bozulabilir.

Violate a tomb : Mezarı bozmak. Türbeye saldırmak. Türbeyi altüst etmek. Türbeyi bozmak. Mezara saldırmak. Mezarı altüst etmek.

Violated : İhlal etmek. İhlal edilmiş. Irzına geçmek. Çiğnemek. Tutmamak (söz). Bozmak. Tecavüz etmek.

 

Violaceous : Mora çalan mavi. Morumsu mavi. Morumsu. Menekşemsi. Menekşe familyasından olan.

Violas : Kansas eyaletinde şehir. Viyola. Menekşe. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Hercai menekşe. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Violate the law : Yasayı çiğnemek. Suç işlemek. Kanunu çiğnemek. Kanuna karşı gelmek. Kanunları çiğnemek. Yasa çiğnemek. Kanunu ihlal etmek. Yasaya karşı gelmek.

İngilizce Viol Türkçe anlamı, Viol eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viol ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

String : Takmak (tel, ip). Bağlamak. Kılçıklarını ayıklamak. Aldatmak. İspavlo. Germek. Tel. Sıra halinde gitmek. Dizgi. Sicim.

Bass viol : Viyolonsel. Çello. Kontrbas.

Violas : Menekşe. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Hercai menekşe.

Gamba : Eski zamanlara ait yaylı bir kontrbas. Eski telli viyolonsel.

Viola : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Hercai menekşe. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Menekşe.

Viola da gamba : Kemana benzeyen altı telli bir 16'ncı ve 17'nci yüzyıl enstrümanı.

Viol synonyms : viola da braccio, bowed stringed instrument, viola d'amore, viols, voyol.

Viol ingilizce tanımı, definition of Viol

Viol kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stringed musical instrument formerly in use, of the same form as the violin, but larger, and having six strings, to be struck with a bow, and the neck furnished with frets for stopping the strings.