Virulences türkçesi Virulences nedir

Virulences ingilizcede ne demek, Virulences nerede nasıl kullanılır?

Virulence factor : Virülens faktörü. Bir mikroorganizmanın hastalık oluşturmasında rol oynayan toksinleri, yüzey yapıları.

Virulence plasmid : Virülans plazmitler. Bulunduğu bakteride hastalık yapan plazmit ti plazmidi gibi.

Virulence : Düşmanlık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir mikroorganizmanın hastalık oluşturma yeteneği. Zehirlilik. Kin. Öldürücülük. Enfeksiyöz ajanların hastalık oluşturma yeteneğinin derecesi. ortalama letal doz (ld50) veya ortalama enfeksiyon dozu (ıd50) ile deneysel olarak ölçülebilir. virulans, mikroorganizma kaç kişiyi enfekte eder, vücutta ne kadar çabuk yayılır, kaç kişi bu etkene bağlı olarak ölür gibi ölçütlerle tespit edilir. Keskinlik. (duygu) sertlik. Virulans.

Avirulence : Avirülans. Avirulens. Bakterinin hastalık yapma yeteneğinin olmayışı.

Virulencies : Zehirli olma durumu. Aşırı düşmanlık. Zararlılık. Aşır kincilik veya düşmanlık. Zehirlilik. Aşırı kindarlık. Aşırı kincilik.

Virulent word : Kindarlık içeren söz. Zehirli konuşma. Kötücül kelime. Nefret içeren kelime. Düşmanca konuşma.

 

Nonvirulent : Zehirsiz. Çok tehlikeli olmayan. Toksik olmayan. Öldürücü olmayan.

Virulent : Virülen. Kötücül. Şiddetli. Çabuk ilerleyen. Patojen, hastalığa neden olabilen. Çok büyük (nefret veya düşmanlık). Zehirli. Kuvvetli. Öldürücü (mikrop veya zehir vb).

Virulent disease : Öldürücü hastalık.

Virulently : Tiksindirici bir biçimde. Uygunsuz bir şekilde. Şiddetli bir biçimde. Nefret duyarcasına. Düşmanca. Zehirlice. Zehirli bir şekilde. Uygunsuzca. Kindarca. Çok tehlikeli bir şekilde.

İngilizce Virulences Türkçe anlamı, Virulences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virulences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noxiousness : Zararlılık. Muzırlık.

Virulency : Aşırı düşmanlık. Aşırı kindarlık. Aşırı kincilik. Zehirli olma durumu. Zararlılık. Aşır kincilik veya düşmanlık.

Fervency : Coşku. İştiyak. Tutku. Gayret. Ateş. Şevk. Hararet. Heves.

Animosities : Hasımlık. Nefret. Karşıtlık. Adavet. Garez. Husumet. Garaz.

Acuteness : Zeka. Çabuk kavrayabilirlik. Çabuk kavrama. Sivrilik. Açıkgözlülük.

Forcefulness : Etkinlik. Etki. Kuvvet. Güçlülük. Güç.

Emphases : Verilen önem. Önem. Üzerinde durma. Üzerinde durulan nokta. Bir şeye verilen önem. Kuvvet. Vurgu. Vurgulama. Ehemmiyet.

Feud : Kin beslemek. Tımar. Anlaşmazlık içinde olmak. Kan davası. Kavga etmek. Kan gütmek. İhtilaflı olmak. Kan davasını sürdürmek.

Exquisiteness : Nezaket. Yoğunluk (acının, zevkin, vb.). Nefaset. Zariflik. Hassasiyet. Mükemmeliyet. Arıtma. Mükemmellik.

Animus : Maksat. Kötü niyet. Nefret. Ters mizaç. Dişi kişiliğinde erkeksi taraf (jung). Hedef. Gaye. Niyet.

 

Virulences synonyms : bitterness, astringency, bittering, emphasis, enmity, hatred, intension, acridity, biles, acuity, toxicity, fierceness, antagonism, virulence, acrimony, hatefulness, combativeness, bile, despite, bitterest, deadliness, harmfulness, despites, bad blood, acutance, hostility, grudge, bitter, fervidness, acuities, exactingness, intensity, fellness.