Vive türkçesi Vive nedir

  • [#yaşa Yaşasın].
  • Çok yaşa (fransızca).

Vive ile ilgili cümleler

English: Ali is just trying to survive.
Turkish: Ali sadece hayatta kalmaya çalışıyor.

English: Ali has always survived.
Turkish: Ali her zaman ayakta kaldı.

English: Ali and Mary survived.
Turkish: Ali ve Mary kurtuldu.

English: Ali may not survive the night.
Turkish: Ali gece hayatta olmayabilir.

English: Ali and his family survived the earthquake.
Turkish: Ali ve ailesi depremde hayatta kaldılar.

Vive ingilizcede ne demek, Vive nerede nasıl kullanılır?

Be on the qui vive : Kulağı kirişte olmak.

On the qui vive : Özenle ve sebat ederek uyanık ve dikkatli. Tetikte olma. Hazırlıklı olma. Farkındalık.

Qui vive : Uyanık. Dikkatli. Kim var orada (güvenlik görevlisi tarafından söylenir). On guard.

Modus vivendi : Yaşam tarzı. Geçici anlaşma. Geçici görüş birliği. Yaşam biçimi. Yaşayış tarzı. Geçici antlaşma. Tecimsel uygulamalarla gümrük işlemleri üzerinde iki ülkece geçici olarak yapılan anlaşma. Yaşam stili.

Ability to survive : Finansal kapasite. Hayatta kalma yeteneği. Dayanma kapasitesi.

Revived : Dirilmek. Uyandırmak (his). Neşelendirmek. Hayata dönmek. Ayılmak. Canlandırmak. Yeniden oluşturmak. İhya etmek. Diriltmek. Hayata döndürmek.

Survived : Dayanmak. Kalmak. Sağ kalmak. Geriye kalmak. Hayatta kalmak. Daha uzun yaşamak. Yadigar kalmak. Göğüs germek.

 

Survive : Atlatmak. Kalmak. Daha uzun yaşamak. -den sağ kurtulmak. Uzun yaşamak (birinden). Yadigar kalmak. Göğüs germek. Ayakta kalmak. Sağ kurtulmak. Geriye kalmak.

Revivers : Uyarıcı. Kuvvetlendirici madde.

Convive : Yeme veya içme arkadaşı (fransızcadan gelen).

İngilizce Vive Türkçe anlamı, Vive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quote : Anmak. Alıntı. İktibas etmek. Belirtmek. Piyasa fiyatını bildirmek. Yinelemek. Alıntılamak. Fiyat vermek. İktibas. Fiyatlandırmak.

Render : Kılmak. -leştirmek. Açıklamak. Duruma getirmek. İlk kat sıva sürmek. Etmek. Çevirisini yapmak. Yorumlamak. İfade etmek. Geri vermek.

[#hurra Hurray] : Hurra. Oley. Hurra!. Yaşa!. Yaşa.

Up with : Çekmek (silah). Doğrultmak (silah).

Pass on : Geçmek. Yok olmak. Yansıtmak. Geçirmek. İlerlemek. Karar vermek. Devretmek. Gecikmeden gitmek. Vefat etmek. Ölmek.

Make : Çeşit. Yapı. Marka. Kapatmak (devreyi). Eylemek. Meydana getirmek. Erişmek. Biçim. Yapılış şekli. Olmak.

Cast : Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağıtmak. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Rol dağılımı.

Create : İcra-i sanat etmek. Peyda etmek. -e yol açmak. Meydana koymak. Neden olmak. Atamak. Yetki vermek. Meydana getirmek. Oluşturmak.

Say : Okumak (dua). Laf. Farzetmek. Demek. Okumak. Etmek (dua). Söylemek. Son söz. Söz. Buyurmak.

Hooraying : Oley. Üst sınıftan genç erkek. Züppe.

 

Vive synonyms : hurrays, generate, thumbs up, goodie, tell, hurraying, impart, yield, hoorays, leave, hurrah, hooray, hurrahs, two thumbs up, hurrahing, yahoo, huzza, state, return.

Vive zıt anlamlı kelimeler, Vive kelime anlamı

Deny : Mahrum etmek. Yadsımak. İnkar etmek. Yoksun bırakmak. Esirgemek. Danmak. Yalanlamak. Kaçınmak. Tanımamak. Reddetmek.

Take : Götürmek. Etkili olmak. Yazmak. Avalanan hayvan miktarı. Yakalamak. Hasat. (fotoğraf) çekmek. Çevirim eylemi. Tutuş. Ele almak.

Withdraw : Almak. Çekilmek. Çekmek. Para çekmek. Geri çekilmek. Geri almak. Geri çekmek. Kabuğuna çekilmek. Çekinmek. Ayrılmak.

Vive antonyms : borrow, ordinal.

Vive ingilizce tanımı, definition of Vive

Vive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Animated. Forcible. Lively.