Pass on türkçesi Pass on nedir

Pass on ile ilgili cümleler

English: We should pass on our culture to the next generation.
Turkish: Kültürümüzü gelecek nesile geçirmemiz gerekir.

Pass on ingilizcede ne demek, Pass on nerede nasıl kullanılır?

Pass : Gezdirmek. Açmak (kilit). Dönüşmek. Söylemek. Pas vermek. Spor pas vermek. Uzatmak. Geçirmek. Bitmek. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.

On : Yönünde. Yanmak. Giyilmiş. Civarında. De. E doğru. Çakırkeyif. Makbul. Olmakta olan. Esnasında.

Pass on an ilness : Aşılamak.

Pass on to : Geçmek (başka bir konuya). Vermek. Teslim etmek.

Pass oneself off as : Diye geçinmek. Kendini ... diye satmak. Süsü vermek.

Pass a bill : Yasa tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını onaylamak. Kanun tasarısını kabul etmek.

İngilizce Pass on Türkçe anlamı, Pass on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pass on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choke : Boğulma. Kodes. Tıkanmak. Tıkabasa doldurmak. Boğazlamak. Tutmak. Baskılamak. Nefesini kesmek. Boğarak öldürmek.

Disappear : Ortalıktan kaybolmak. Kaybolmak. Gözden kaybolmak. Aniden kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Görünmez olmak. Unutulup gitmek. Yitmek. Uçmak.

 

Demise : Bırakmak. Feragat. İntikal. Bırakma. Devir. Ölüm. Vefat. Feragat etmek. Devretme.

Better : Islah olmak. Daha iyi yapmak. İyileşmek. Düzeltmek. İyileştirmek. İyisimi. Gelişmek. Daha iyi bir hale getirmek. Daha iyi şekilde.

Continues : Dayanmak. Ertelemek. Devamı gelmek. Uzamak. Olagelmek. Sürdürmek. Sürmek. Devam ettirmek. Kalmak. Uzatmak.

Cedes : Fariğ olmak. Terketmek. Göçermek. Vazgeçmek. Terk etmek. Vermek. Feragat etmek. Teslim etmek. Bırakmak.

Mirror : Göstermek. Ayna tutmak. Ayna. Yansıma. Gözgü. Aksettirmek. Yansıtma. İnsanın kendisini görmesini sağlıyan cam ya da maden levha. Güzgü. Yansı.

Best : Alt etmek. Baskın çıkmak. Yenmek. En iyi. En iyi şekilde. En iyisi. En. Hakkından gelmek. En çok.

Cede : Feragat etmek. Terketmek. Fariğ olmak. Terk etmek. Vermek. Bırakmak. Göçermek. Vazgeçmek. Teslim etmek.

Dissipate : Çarçur etmek. Boşa harcamak. Gidermek. Yok etmek. Harcanmak. Har vurup harman savurmak. Yaymak. Dağılmak. Aptalca harcamak.

Pass on synonyms : be over, alienate, continueing, croaks, develop, abideth, carry on with, gained, carry, abate, externalise, croaked, carries, depart, evanesce, externalize, conk out, emigrating, draw, die out, ceded, awards, bettering, carrying forward, ceding, abalienate, crossest, cover ground, be in the wind, bashes, adjudges, disappears, carry forward.