Pass on to türkçesi Pass on to nedir

  • Vermek.
  • Teslim etmek.
  • Geçmek (başka bir konuya).

Pass on to ingilizcede ne demek, Pass on to nerede nasıl kullanılır?

Pass : Dinmek. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Devretmek. Geçiş izni. Pasavan. Aşmak. Briç pas demek. Gezdirmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi.

On : Olmakta olan. Hazır. Civarında. Giyilmiş. Üstünde. De. Yanmak. Üzerinde. Esnasında.

To : Arasında. -mek -mak (mastar). -e göre. İla. Göre. E. -e kadar. Kadar. Oranla. Ye.

Pass on : Yok olmak. Geçmek. Gecikmeden gitmek. Vefat etmek. Karar vermek. Yansıtmak. Geçirmek. Ölmek. Devretmek. İlerlemek.

Pass on an ilness : Aşılamak.

Always on top : Devamlı üstte. Her zaman üstte. (bilgisayar)başka uygulamalara ilave olan uygulama.

Be on to someone : (birinin) ne numara çevirdiğini anlamak.

On top of : Ayrıca. İle beraber. -e ek olarak. -in üzerinde. Tepesinde. Üstelik. Üstelik e ilaveten. Üstüne. Üstünde. -e ilaveten.

Came on to her : Ona kur yapma. Onu baştan çıkarma. Onunla flört etme.

 

On top : -in üstünde bulunan. Dorukta. Zirvede. Tepede. Üzerinde. Üstte. Üstünde.

İngilizce Pass on to Türkçe anlamı, Pass on to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pass on to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceded : İtiraf etmek. Bağışlamak. Kabullenmek. Ödün vermek. Uygun bulmak. Kabul etmek. Bırakmak. Kabul etmek zorunda kalmak.

Attribute : İnanmak. Sembol. Öznitelik. Simge. Atıf yapmak. Dayandırmak. İzafe etmek. Atıfta bulunmak. İsnat etmek.

Ascribe : Atfetmek. Yakıştırmak. Yüklemek. Yormak. Ayırmak. -e yormak. Hamletmek. Üstüne atmak. İsnat etmek.

Ceding : Vazgeçmek. Terketmek. Devretmek. Teslim. Teslim etme.

Allow : Hesaba katmak. İtiraf etmek. Bırakmak. Ayırmak. Kabul etmek. Saymak. İzin vermek. Göz önüne almak. Sağlamak.

Ceded : Devretmek. Vazgeçmek. Terketmek.

Assign : Bir işe koymak. Havale etmek. Göreve seçmek. Hamletmek. Ferağ etmek. Belirlemek. Saptamak. Atamak.

Admit : İçeriye bırakmak. İtiraf etmek. İçeri almak. Olanak tanımak. Almak. Girmesine izin vermek. Kabul etmek. İzin vermek. İçeriye almak. Meydan vermek.

Allows : İtiraf etmek. Hesaba katmak. İzin vermek. Koyvermek. İndirim yapmak. Ayırmak. Kabul etmek. Düşünmek. İmkan vermek. Fikrinde olmak.

Cede : Terketmek. Bırakmak. Göçermek. Devretmek. Vazgeçmek. Feragat etmek. Terk etmek. Fariğ olmak.

Pass on to synonyms : concedes, assigns, accorded, ascribes, allowing, affords, afforded, administer, commits, commit, accord, confide, accords, concede, committals, acknowledges, administers, affording, cedes, committal, acknowledge.