Pass on an ilness türkçesi Pass on an ilness nedir

Pass on an ilness ingilizcede ne demek, Pass on an ilness nerede nasıl kullanılır?

Pass : Geçirmek. Bildirmek. Geçiş. Derbent. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Vermek. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Uzatmak. Geçmek.

On : Yanmak. E doğru. İle. Üstünde. Civarında. Üzerinde. Açık. Devrede. Çakırkeyif.

An : (herhangi) bir. Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir (ünlülerden önce). Bir.

Pass on : Vefat etmek. Devam etmek. Geçmek. Ölmek. Geçirmek. Göçmek. Devretmek. Yansıtmak. Yok olmak. Gecikmeden gitmek.

Pass on to : Teslim etmek. Vermek. Geçmek (başka bir konuya).

Pass oneself off as : Süsü vermek. Kendini ... diye satmak. Diye geçinmek.

İngilizce Pass on an ilness Türkçe anlamı, Pass on an ilness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pass on an ilness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grafts : Yolsuzluk yapmak. Para yemek. Nakletmek. Rüşvet vermek.

 

Graft : Aşı. Yama. Vücudun bir bölgesini örtmek veya bir eksikliği desteklemek için eklenen bir parça canlı doku, greft. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Nakledilen organ. Yolsuzlukla elde edilen. Rüşvet almak. Para yemek. Greft.

Budded : Aşı yapmak. Sürmek. Aşı. Filizlenmek. Tomurcuklanmak. Gelişmeye başlamak. Gonca vermek. Konca vermek. Tomurcuk.

Fertilized : Gübreli. Gübrelemek. Gübrelenmiş. Döllenmiş. Verimli kılınmış. Verimli kılmak. Verimli. Döllemek.

Engrafting : Dikmek. Yerleştirmek. Sokmak.

Envenoming : Zehir katma. Kızıştırmak. Zehirlemek. Zehir katmak. Acılık verme. Zehirleme. Bozma. Dolduruşa getirmek.

Bud : Gelişmeye başlamak. Konca vermek. Bitkilerde büyümeyi sağlayan, çiçek ve yaprak gibi organları veren uç noktalar. Filiz. Gonca vermek. Aşı. Sürgün. Gonca.

Fertilises : Hamile bırakmak. Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize). Döllemek. Verimlileştirmek. Gübrelemek. Fertilize. Bereketlendirmek. İlkah etmek. Tohumlamak. Gebe bırakmak.

Engrafts : Sokmak. Yerleştirmek. Dikmek.

Engrafted : Yerleştirmek. Dikmek. Aşılanmış. Dikilmiş. Sokmak.

Pass on an ilness synonyms : fertilise, envenom, fertilize, fertilizes, engraft, envenoms.