Voicing türkçesi Voicing nedir
- Sesini ayarlama.
- Yumuşama.
- Seslendirme.
- Bir fikir ortaya atma.
- İfade etme.
- Titreşimlileşme.
- Tonlulaşma.
- Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi, ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması, b, c, d, g, vb. ünsüzlerin boğumlanmasında olduğu gibi. bk. tonlu ünsüz. karşıtı tonsuzlaşmadır. || tonsuz p, ç, t, k gibi ünsüzler ile biten kelimelerin sonuna ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde, kelime sonundaki tonsuz sert ünsüzlerin yumuşayarak tonlu b, c, d, g (ğ) ünsüzlerine dönüşmesi olayı, sebep > sebebi, kebap > kebaba, ağaç > ağacı, topaç > topaca, art > arda, dört > dörde, denk > dengi, eşik > eşiğe, köpük > köpüğün vb.
- Ötümlüleşme.
- Bir fikri ifade etme.
- Dillendirme.
- Gramer alanında kullanılır.
- -in tonunu uyarlama.
- -in tonunu ayarlama.
- Son sesinde tonsuz ünsüz bulunduran sözlerin, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında tonlu duruma gelmeleri. bu olay türkçenin bu durumdaki her kelimesi için geçerli değildir. ünsüzün niteliğini koruması veya tonlulaşarak yumuşaması kelimenin bünyesindeki ünlülerin özellikleriyle ilgili olmalıdır: dip / dibi, /dibin; uç / ucu / ucun / uca; ağaç / ağaca / ağacın; gömlek / gömleği / gömleğe; yurt / yurdu vb. krş. ip / ipi, iç /içi, göç / göçü, üst / üstü vb. || tek heceli sözlerdeki yumuşama ve tonlulaşma, bu sözlerin vaktiyle birer asli ünlü uzunluğu taşımalarından ileri gelmektedir. asli uzun ünlülerden sonra gelen p, t, ç, k, ünsüzleri, kendilerinden önce gelen bu uzun ünlülerin etkisi nedeniyle yumuşayıp tonlulaşmıştır. iki ve daha fazla heceli sözlerdeki ünsüz yumuşaması ise, türkçenin iki ünlü arasında kalan ünsüzlerinin ses değişmesi kurallarına bağlıdır.
Voicing ile ilgili cümleler
English: He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Turkish: Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.
Voicing ingilizcede ne demek, Voicing nerede nasıl kullanılır?
Voicings : Bir fikir ortaya atma. Ötümlüleşme. Titreşimlileşme. Sesini ayarlama.
Devoicing : Tonsuzlaşma. Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi; ünsüzlerin boğumlanma sırasında titreşimlerini kaybederek tonsuzluk niteliği kazanması. p / ç / t vb. ünsüzlerin boğumlanmalarında olduğu gibi. bk. tonsuz ünsüz. karşıtı tonlulaşmadır. Titreşimsizleşme. Ötümsüzleşme.
Invoicing : Faturalama. Faturaya masraf kalemi dahil etme. Fatura çıkarmak. Fatura etmek.
Voice : Anlatmak. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Ötümlüleştirmek. Ses. Söylemek. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Dile getirmek. Ses tellerini titreştirerek oluşturmak. Fikir. Akort etmek.
Voice activated : Ses ile aktifleşen. Sesle kumanda edilen. Sesle etkinleştirilen. Ses kumandalı.
Voice command : Ses komutu. İnsan sesi komutu.
Voice capable modem : Ses özellikli modem. Sesleri işlemden geçirebilen modem.
Voice channel : Sesin içinden geçtiği kanal. Ses kanalı.
Voice controlled : Ses kumandalı.
Voice characteristics : Bir sesin kendine özgülüğü. Ses özelliği.
İngilizce Voicing Türkçe anlamı, Voicing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Voicing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Action verb : Kılış fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Hareket veya eylem fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime. Eylem fiili.
Vocalizing : Vokal yapmak. Seslendirmek. Sesli harf yerine kullanmak. Noktalamak (harf).
Doubling : İkiye katlama. Bükme. İki katına çıkarma. Hile. Dolap. Bir maddenin ya da yapının iki katı. bir kromozomun bir segmentinin, iki katına çıkmasıyla oluşan bir kromozom anomalisi. İki misli yapma. Duplikasyon.
Maceration : Islanıp yumuşama. Sindirime hazırlama. Islatarak yumuşatma. Zayıflama. Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Maserasyon. Makerasyon.
Abstract noun : Soyut isim. Soyut ad. Oyut ad. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut addır.
Vocalisation : Ünlüleşme.
Readjustment : Tekrar ayarlama. Alıştırma. Tekrar düzenleme. Yeni şartlara alışma. Ayar. Düzeltme. Yeniden düzenleme. Reorganizasyon. Yeniden düzeltme. Yeniden ayarlama.
Actif : Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Ablative : Kelime gruplarında ve cümlede, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın kendisinden uzaklaştığını göstermek için kullanılan ad durumu: ikisinde de aynı sebeplerden gelme derin bir hüzün vardı (p. safa, şimşek, s. 34). önlerinden geçtiğimiz bütün bu yalılar, mehtaplık halleriyle, bizi guya bir «elite» bulunduğuna inandırıyordu (a.ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 133). gençlikte önümüzde atinin bitmez mesafeleri gibi serilen bütün zamanlar elimizden ne kadar çabuk geçiyor. (göst.e. s. 225). fatmayı derinden beri daldığı içlenmelerden, unutulmanın acılarından, en keskin hareketle geçirmek için bu kadarı kafiydi (a.h. tanpınar, huzur, s. 77). tanıdığı adamdan bu odada ne vardı? maddenin ıstırabından başka hemen hemen hiçbir şey (göst.e., s. 324) vb. Buharlaşan. Den halindeki. İsmin den hali. Çıkışlık hal. Den hali. Ayrılma hali. İsmin -den hali. Aşınan. Ergiyen.
Adjustment : Güvence tanıtlama belgesi. Tashih. Ayarlama. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. İntibak. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Dispeç. Uydurma. Adaptasyon.
Voicing synonyms : dubbing, vocalizations, sonorization, sound recording, active voice, vocalising, voicings, registration, phrasings, relaxation, expression, phrasing, malacia, accent intensive, mellowing, detente, accusative, sonorisation, expressing, adjectival construction, relaxations, softening, active verb, ablaut, adjektive, accent of group, expressions, adams apple, detumescence, accidence, phonation, accentuation, postsynching.

Bu kısımda Voicing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Voicing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Voicing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Voicing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.