Voids türkçesi Voids nedir

Voids ile ilgili cümleler

English: Ali loses his temper so easily that everybody avoids him.
Turkish: Ali soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.

English: She avoids me.
Turkish: O benden sakınır.

English: He loses his temper so easily that everybody avoids him.
Turkish: O, o kadar kolay sinirlenir ki herkes ondan kaçınır.

English: Ali loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Turkish: Ali iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.

English: Jack always finds fault with others. That's why everybody avoids him.
Turkish: Jack her zaman diğerlerinin hatalarını bulur. Herkesin ondan kaçınmasının nedeni budur.

Voids ingilizcede ne demek, Voids nerede nasıl kullanılır?

Fusion voids : Füzyon boşlukları. Erime boşlukcukları. Kaynaşım boşlukları.

Avoids : Korunmak. Kaçınmak. Sakınmak. İptal etmek. Uzak durmak. Önlemek. Savuşturmak.

Ovoids : Yumurta şeklinde. Oval. Yumurta şeklinde şey. Yumurta biçimli. Yumurtamsı. Oval şey. Beyzi. Ovoid. Yumurta biçiminde.

Void ab initio : Başından sakat. Baştan geçersiz. Bağlayıcı değil. Zorunlu değil.

Void agreement : Geçersiz anlaşma.

 

Left a void behind him : Gittikten sonra herkesin boşluk hissetmesine neden oldu. O gittikten sonra yerinin doldurulması zor oldu. Arkasında doldurulması zor bir boşluk bıraktı.

Void ballot : Geçersiz oy. Geçersiz oylama. Boş oy. Boş oylama.

Deemed null and void : Artık gereci olmamak. Geçersiz saymak.

Fill the void : Boşluğu doldurmak.

Void of : Yoksun. -den mahrum. -den yoksun. -sız. Sız. Siz.

İngilizce Voids Türkçe anlamı, Voids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cancellation : Bozma. Yoksayma. İptal olunan şey. Silme. Fesih. Lağıv. Fesh etmek. Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. bozma, uygulamayı kaldırma. Çizme.

Disuse : Kullanılmazlık. Kullanmamak. Terketmek. Kullanmayı bırakmak. Kullanılmama. Bırakma. Kullanılmayış.

Defalcations : Zimmete geçirilen para. Çalma. Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine para geçirmek. Zimmetine geçirme. Zimmete para geçirme. Kusur. Zimmete geçirme.

Annihilation : Yok oluş. Ölümlülük. İmha. Bir temel parçacık ile karşıtının bir yere gelince enke ışıması ile birbirlerini ortadan kaldırmaları. Yokoluş. Yok etme. Ortadan kaldırma. İmha etme. Yok ediş.

Decrementing : Eksilme. Azalma. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Zayiat. Azalım. Azaltma miktarı. Azaltım. Azaltma.

Null : İşe yaramaz. Butlan. Değersiz. Önemsiz. Geçersiz. Battal. Boş. Sıfır.

Dearth : Yokluk. Açlık. Kıtlık.

Abysm : Uçurum. Sonsuz derinlik (şiir). Sonsuz derinlik. Derinlik.

 

Abrogations : Feshetme. Yürürlükten kaldırma. İlga etme. Kaldırma. İlga. Yürürlükten kaldırmak. Lağıv. Fesih.

Pores : Gözenek. Mesamat. Gözenekler.

Voids synonyms : black out, empty, abysses, avoidances, abysms, abolition, spaces, blanks, decremented, blankness, informalities, cavern, annulment, area, decrements, lacuna, decrement, invalidness, nullities, canceling, disuses, avoidance, room, caducity, defects, deficiency, invalidity, chambers, abolishment, caverns, absence, dearths, vacant seat.

Voids zıt anlamlı kelimeler, Voids kelime anlamı

Valid : Yerinde. Varid. Geçer. Cari. Makul. Muteber. Meşru. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Yürürlükte. Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test).

Fill : Doyumluk. Dolusu. Kaplamak. Yapmak. Doymak. Karşılamak. Kapamak. Doyma. Doldurmak.