Volcanoes türkçesi Volcanoes nedir
Volcanoes ile ilgili cümleler
English: Because there are a lot of volcanoes, it is easy for Japan to be hit by earthquakes.
Turkish: Çok sayıda volkan bulunduğundan dolayı, Japonya'nın depremler tarafından vurulması kolaydır.
English: There are many active volcanoes in Japan.
Turkish: Japonya'da çok sayıda aktif volkan vardır.
English: One of Jupiter's moons, Io, has active volcanoes on it.
Turkish: Jüpiter'in uydularından biri olan İo, üzerinde aktif volkanlara sahiptir.
English: Iceland has many volcanoes.
Turkish: İzlanda'da bir yığın yanardağ var.
Volcanoes ingilizcede ne demek, Volcanoes nerede nasıl kullanılır?
Chain of volcanoes : Yanardağların az çok çizgisel olarak sıralanması. Volkan zinciri. Yanardağ dizisi.
Volcano cone : Yanardağ bacasından yeryüzüne taşan lav ve öteki kızgın özdeklerin soğuyup yığılmalarıyla oluşan ve biçimi, çıkardığı lavın akıcılığına bağlı olarak değişen yükseklik. Yanardağ konisi.
Volcano earthquake : Yanardağ depremi. Yanardağların püskürmeleri sırasında duyulan, etki alanı öteki depremlere göre daha sınırlı bir deprem türü.
Volcano of hawaiian type : Çıkardığı lavların çok akıcı olması nedeniyle, belirli bir koni yerine yassı, yatık ve az çok kalkana benzer yığıntı oluşturan yanardağ türü. Kalkan biçimli yanardağ.
Active volcano : Periyodik volkanik patlamaların meydana geldiği dağ. Etkin durumda bulunan, lav fışkırtan yanardağ etmeni. Tarihsel zamanlarda, aralıklı olarak sık sık püskürmüş yanardağ. Yanardağ etmeni. Ağzından belli aralıklarla sıvı, katı ve gaz durumunda özdekler ya da bunlardan birini çıkaran yanardağ. Aktif durumda olan yanardağ. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Püsküren yanardağ. Etkin yanardağ. Aktif volkan.
Mud volcano : Yanardağ püskürmelerinin tüten evresinde gazlar ve buharlarla birlikte çıkan çamurların yatağı küçük yassı koni. (yeraltında petrol bulunan yerlerden çıkan hidrokarbürlerle de oluşabilir). Çamur tepesi.
Submarine volcano : Denizaltı volkanı. Ağzı denizaltında kalan yanardağ. Denizdibi yanardağ. Denizdibi yanardağı. Deniz dibi volkanı.
Dead volcano : Hareketsiz yanardağ. Aktif olmayan yanardağ. Uyuyan volkan.
Volcano : Yanardağ. Volkan. Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ. Yeryuvarının, derinliklerinde bulunan ve "magma" adı verilen kızgın ve erimiş özdeklerin yeryüzüne ulaşabildiği yer. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Magma maddelerinin yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu, az çok koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ.
Passive volcano : Sönmüş yanardağ.
İngilizce Volcanoes Türkçe anlamı, Volcanoes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Volcanoes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mountain : Dağ. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Yığın. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad. Cebel.
Volcanos : Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ.
Crack : Çatırdamak. Çatırdatmak. Yarılmak. Patlamak. Çatlak. Çökmek. Çatırtı. Çözmek (şifreyi). Sinirsel çöküntü yaşamak. Çatlamak.
Crater : Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Oyuk. Yanardağın tepesinde, yamacında ya da eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürmelerle oluşmuş, huni biçiminde, çapı 1000 m.'den az,derinliği birkaç yüz metreyi bulan delik. Kupa (takımyıldızı). Yanardağ ağzı. Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış. Çukur. Oyuntu. Dağağzı. Kupa.
Cleft : Kleft. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Yarık. Çatlak. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Cep. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarmak. Ayrık. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri.
Mount : Bindirmek. Üzerine çıkmak. Düzenlemek. Binmek (at veya bisiklet vb). Oturtmak. Çıkmak. Üzerine yerleştirmek. Girişmek. Montaj yapmak. Çoğalmak.
Scissure : Yarık.
Vent : Havalandırma yapmak. Belli etmek. Dışa vurmak. Açığa vurmak. Havalandırmak. Havalık. Hava almaya çıkmak. Çıkarmak. Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru. Havaiık.
Volcano : Magma maddelerinin yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu, az çok koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ. Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yeryuvarının, derinliklerinde bulunan ve "magma" adı verilen kızgın ve erimiş özdeklerin yeryüzüne ulaşabildiği yer.
Fissure : Fisür. Çatlamak. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yarmak. Çatlatmak. Rahne. Kırık bir kayacın parçaları arasında, kayma devimi olmadan, 1 mm.den çok aralık gösteren kırık. Yarma. Fissür. Yarık.
Volcanoes synonyms : volcanic crater, crevice.

Bu kısımda Volcanoes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Volcanoes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Volcanoes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Volcanoes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.