Volleys türkçesi Volleys nedir

  • Tenis.
  • Topa yere değmeden yapılan vuruş.
  • Yağmur.
  • Kriket vole.
  • Vole.
  • Yağdırmak.
  • Yağdırma.
  • Topa yere değmeden vurmak.
  • Yaylım ateşe tutmak.
  • Vole vurmak.
  • Yaylım ateş.

Volleys ingilizcede ne demek, Volleys nerede nasıl kullanılır?

Volley ball : Yerden yüksekliği 2.40 m. (kadınlar için 2.20) olan 1 m. eninde bir ağla ortasından ikiye bölünmüş alanda altı kişilik takımlar arasında belli kurallara göre oynanan ve karşılıklı olarak vurulan topun kendi alanlarında yere düşürülmeden havadan elle karşılanması ve karşı taraf alanına düşürülmesi ile sayı kazanma temeline dayanan top oyunu. Uçantop.

Volley bombing : Bomba yağdırma. Grup salvo bombardımanı.

Volley forth : Yağdırmak. Yağmuruna tutmak.

Volley out : Yağdırmak. Yağmuruna tutmak.

Beach volley : Plaj voleybolu.

Volley : Topa yere değmeden vurma. Kriket vole. Vole vurmak. Atma. Topa yere değmeden yapılan vuruş. Uçara. Top havadayken yapılan vuruş. Vole. Topu, takım arkadaşına genellikle kafa vuruşu yapabilecek biçimde yüksekten aktarma. Yaylım ateş.

Volleyball : Voleybol topu. Voleybol.

Half volley : Top yerden pek az yükselmişken yapılan vuruş. Yarım vole. Yarım uçara.

Low volley : Alçak uçara. Top ağın üst sınırının altında iken yapılan uçara vuruşu.

Fire a volley : Yaylım ateşi açmak.

 

İngilizce Volleys Türkçe anlamı, Volleys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volleys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pelting : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Aralıksız vurmak. Atmak. Taşa tutmak. Sicim gibi. Şakır şakır. Dayak atmak. Taş atmak. Dövmek. Taşlamak.

Pluvious : Yağmurlu. Yağmura ait.

Depression : Karalar üzerinde çevresi yüksekliklerle kapalı, tabanı kimi kez deniz yüzeyinden de aşağı inebilen yer biçimi, bk. çökme. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Buhran. Çökme. Daralma. Bunalım. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Kasavet. Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Çöküntü.

Pour : Dökülmek. Yağmak. Şakır şakır yağmak. Koymak (çay vb). Yığılmak. Boşaltmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Akmak. Üşüşmek.

Hollow : Delikli. Sahte. Dere. Kazmak. Ağaç kovuğu. Çukur açmak. Çökük. Oymak. Boş. Boşluk.

Firing : Ateşleme. Yakacak. İşten kovma. Yakma. Ateş etme. Pişim. Kovma. Atış. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Pişirme (toprak eşyayı).

Hailstorm : Dolu fırtınası.

Hailed : Dolu yağmak. Yerlisi olmak. Çağırmak. Taksi çağırmak. Limanından gelmek. Yağmak. Selamlamak. Topa tutmak.

Gully : Yiv. Selinti yarıntısı. Su oluğu. Kanal. Sel yatağı. Oluk. Küçük vadi. Arık. Sel yarıntısı. Suyolu.

 

Volleys synonyms : nullah, natural depression, volleyed, burst, flood, pour out, hail, barrage, vale, hurls, barrages, hails, rainfalls, holler, hail down, barraged, hailstorms, barraging, poured, fusillade, rainfall, ravine, rift valley, pelt, fusillades, fire, salvo, ombro, pluvial, hailing, pelted, pelts, volleying.

Volleys zıt anlamlı kelimeler, Volleys kelime anlamı

Natural elevation : Doğal yükseklik.

Volleys antonyms : ground stroke.