Gully türkçesi Gully nedir

  • Küçük vadi.
  • Arık.
  • Kanal.
  • Sel yarıntısı.
  • Sellenme yarıntısı.
  • Oluk.
  • Su oluğu.
  • Çukur.
  • Yiv.
  • Sel yatağı.
  • Suyolu.
  • Selinti yarıntısı.
  • Dere.

Gully ingilizcede ne demek, Gully nerede nasıl kullanılır?

Gully drain : Su yolu. Kanalizasyon. Suyolu. Oluk. Çukur.

Gully erosion : Akarsu oyuğu erozyonu. Akarsu oyuğu aşınması. Oyuntu erozyonu. Selinti aşınımı. Sellenme erozyonu. Vadi erozyonu.

Gully hole : Lağım ağzı. Kanal ağzı. Arna ağzı.

Spotted gully shark : Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 1-2 m kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan bir tür. Bayağı köpek balığı.

Gullying : Sellenme yarıntısı. Su oluğu oluşturma. Küçük vadi oluşturma. Yumuşak ve gevşek özdeklerle örtülü yamaçlarda, selinti sularının aşındırıp, sürüklemeleri sonunda oluşan, uzunlamasına ve birbirine az çok koşut yarıntılardan her biri. Sel yarıntısı oluşturma.

Mew gull : Martı. Dalgıç.

Mediterranean black headed gull : Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi, karnı ak, başı kara, gagası ve ayakları kırmızı olan, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Kara başlı martı.

Laughing gull : Gülenmartı.

Pewit gull : Sinekçil. Sinekçil kuş.

 

Sea gull : Martı.

İngilizce Gully Türkçe anlamı, Gully eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gully ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Culverts : Elektrik kablo borusu.

Dished : Çökük. Bozuk. İçbükey. Bombeli. Ortası çukur. İşi bitmiş. Çanaklanmış. Tabak şeklinde. Konkav.

Crater : Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış. Kupa (takımyıldızı). Dağağzı. Yanardağın tepesinde, yamacında ya da eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürmelerle oluşmuş, huni biçiminde, çapı 1000 m.'den az,derinliği birkaç yüz metreyi bulan delik. Kupa. Krater. Bombanın açtığı çukur. Oyuntu. Coğrafya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Yanardağ ağzı.

Vale : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Erkek kat görevlisi. Araba parkedici. Bayan kat görevlisi. Diyar. Vadi. Tulumba akış oluğu. Elveda. Boşaltma kanalı.

Canaliculus : Kanalikulus. Vücuttaki küçük kanal (anatomi terimi). Kanalikülit. Kanalcık. Küçük kanal, kanalcık. Kanalikül.

Canal : Yapay suyolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol. İçinden sinir geçen yol. İçinden damar geçen yol. Oyuk. Arna. Ark.

 

Bournes : Su. Sınır. Hedef. Çay. Memleket. Diyar. Amaç. Gaye. Ülke.

Arris gutter : Üç köşeli dere. Üçgen dere. V-oluk. V biçimindeki hendek. V biçiminde hendek. Sivri dere.

Canaling : Ark. Oyuk. İçinden sıvı geçen yol. İçinden sinir geçen yol. Yapay suyolu. İçinden damar geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Ocak oluğu.

Dike : Hendek. Siper. Set çekmek. Ark. Sevici kadın. Hendek açmak. Duvar. Lezbiyen. Set. Bent.

Gully synonyms : flute, gullies, canalis, channel, spare, fillister, dimple, dell, corrugation, coulisse, slade, chase, valley, canaller, gulleys, brook, gullying, flutes, couloir, branch, arroyo, gullet, dale, penstock, concaves, dykes, aquila, grooving, chamfer, gulleting, wadi, groove, rabbet.

Gully ingilizce tanımı, definition of Gully

Gully kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large knife. To flow noisily. To wear into a gully or into gullies. A channel or hollow worn in the earth by a current of water. A short deep portion of a torrent`s bed when dry.