Gully drain türkçesi Gully drain nedir

Gully drain ingilizcede ne demek, Gully drain nerede nasıl kullanılır?

Gully : Yiv. Sellenme yarıntısı. Su oluğu. Küçük vadi. Sel yatağı. Kanal. Suyolu. Arık. Sel yarıntısı. Çukur.

Drain : Dren. Dikmek. Pansuman yapmak. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Akmak. Süzülmek. Pis su borusu. Yarayı temizlemek.

Gully erosion : Akarsu oyuğu aşınması. Selinti aşınımı. Vadi erozyonu. Oyuntu erozyonu. Sellenme erozyonu. Akarsu oyuğu erozyonu.

Gully hole : Lağım ağzı. Kanal ağzı. Arna ağzı.

Gullying : Sel yarıntısı oluşturma. Sellenme yarıntısı. Yumuşak ve gevşek özdeklerle örtülü yamaçlarda, selinti sularının aşındırıp, sürüklemeleri sonunda oluşan, uzunlamasına ve birbirine az çok koşut yarıntılardan her biri. Su oluğu oluşturma. Küçük vadi oluşturma.

Blind drain : Taş dolgu dren. Kuru dren.

İngilizce Gully drain Türkçe anlamı, Gully drain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gully drain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chases : Avlanma bölgesi. İz sürme. Av. İzlemek. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Yiv. Kovalama. Kovalamak. Avlamak. Peşinde olmak.

 

Drainage : Çekilme. Toprağın sağlığa ve tarıma dokuncalı, gereğinden çok suyunu boşaltmak ve akıtmak amacıyla girişilen düzenleme işlerinin tümü. Coğrafya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Boşaltma. Su tahliyesi. Süzülme. Kurutulan arazi. İltihabı boruyla boşaltma. Yeraltı sularını toplayan döşem. Kanalizasyon sistemi.

Dented : Dişli. Çukurlu. Çökük. Bereli. Yüzeyinde çukurları olan.

Dykes : Duvar. Kazmak. Mecra. Hendek. Lezbiyen. Bent. Siper. Kanal. Etrafına set çekmek.

Cavity : Boşluk. İçi boş oyuk. Oyuk. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kovuk. Çürük. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Kavite. Delik.

Sewerage system : Lağım jüyesi. Kanalizasyon şebekesi. Yaşam etkinliklerinin sonucu olarak ortaya çıkan sıvı ve atıklarla hertürlü pisliğin, insan sağlığına dokunca vermeyecek bir biçimde konutlardan ve öteki yapılardan toplanarak arıtma ve yoketme duralgalarına taşınmasını sağlayan dizge. Kanalizasyon sistemi. Arkdüzen. Kanalizasyon şebeke sistemi.

Chutes : Akıntı. Kızak pisti. Paraşüt. Kayılan yer. Çağlayan. Kanal.

Corrugation : Kıvrık. Buruşturma. Kırışma. Dalga. Ondüle. Kırıştırma. Ondülasyon. Kırışık. Yiv.

Drainages : Kurutulan arazi. Suları akıtmak. Çekilme. İltihabı boruyla boşaltma. Lağım şebekesi. Drenaj. Su tahliyesi. Akıtma. Suyu çekilen arazi.

 

Couloir : Sel yatağı. Kanal. Sel sularının açtığı vadi. Sel sularından dere. Derin geçit veya boğaz. Tarak makinesi.

Gully drain synonyms : culverts, cleft, sewers, channel, aquaeductus, dike, culvert, conduits, sewer system, acetabular, depression, water line, sewage, dished, coulisse, mains, diked, sewages, sewerage, cavities, dyke, dimples, canals, canaling, seaways, water main, water conduit, culvert ark, duct, drainpipe, dibhole, canaller, coved.