Low volley türkçesi Low volley nedir
- Tenis alanında kullanılır.
- Alçak uçara.
- Top ağın üst sınırının altında iken yapılan uçara vuruşu.
Low volley ingilizcede ne demek, Low volley nerede nasıl kullanılır?
Low : Düşük. Ucuz. (ses) yavaş. Az. Böğürmek (inek veya öküz). Alçak. Yıkmak. Böğürmek. (inek) böğürmek.
Volley : Yaylım ateşe tutmak. Yağmur. Atma. Vole vurmak. Uçara vuruş. Top havadayken yapılan vuruş. Tenis. Havada aktarma. Yaylım ateş. Topa yere değmeden vurma.
Low alloy steel : Düşük alaşımlı çelik. Az alaşımlı çelik.
Low angle shot : Kontrplonje. Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alt açı. Aşağıdan. Alttan görüş.
Low battery : Düşük akü. Düşük pil.
Low blood pressure : Düşük tansiyon.
Low buildings zone : Alçak düzen bölgesi. İki kattan yüksek olmayan yapıların yer aldığı ve yapı düzeninin ancak bu yükseklikteki yapıların yapılmasına elverişli bulunduğu kent bölgesi.
İngilizce Low volley Türkçe anlamı, Low volley eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Low volley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dropshot : Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top. Kısa kesik top.
Back court play : Geri oyunu. Vuruşların çoğunlukla arka çizgi yakınından yapıldığı oyun biçimi.
Foot fault : Oyunda hata (tenis). Ayak yanlışı. Ayak hatası. Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi.
Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.
Double fault : Çift hata. Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis). Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması. Çift yanlış.
Half volley : Top yerden pek az yükselmişken yapılan vuruş. Yarım vole. Yarım uçara.
Deuce : Kör talih. Zarda dü. İkili. İkili (zar). Tenis düs. Düs. Berabere. Dü zar. Dü (zar).
Corridor : Geçit. Geçenek. Dar uzun geçit. Gezinti. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri. Koridor. Artık alan. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit.
Anticipate : Geleceği görmek. Önce davranmak. Görmek. Ummak. Önceden görmek. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. -den önce davranmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Beklenti içinde olmak.
Ball boy : Top toplayıcı çocuk. Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı çocuk (tenis). Top toplayıcı (tenis). Malzemeci. Ball boy çocuk. Top toplayıcı.
Low volley synonyms : advantage to server, game, high volley, drop volley, lob volley, advantage to receiver.

Bu kısımda Low volley kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Low volley ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Low volley anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Low volley ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.