Dropshot türkçesi Dropshot nedir

  • Tenis alanında kullanılır.
  • Kısa kesik top.
  • Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top.

Dropshot ingilizcede ne demek, Dropshot nerede nasıl kullanılır?

Acid drops : Ekşi bir şeker türü. Ekşi şeker.

Acidulated drops : Tartarik asitli pastil.

Cough drops : Pastil. Öksürük pastili. Öksürük için damla.

Curtain drops : Sona ermiş. Hikayenin sonu. İşte bu kadar. Hepsi bu kadar.

Dew drops : Yoğun rutubet damlacıkları. Çiy damlaları. Çiy damlacığı.

Fruit drops : Meyveli şeker.

Work till one drops : Güçten düşene kadar çalışmak. Son enerjisine kadar çalışmak. Düşene kadar çalışmak.

Drops : Damlalar. Damla.

Eye drops : Göz damlası.

Nose drops : Damlalık ile burnun içinden verilen ilaç. Burun damlası.

İngilizce Dropshot Türkçe anlamı, Dropshot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dropshot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.

Foot fault : Ayak hatası. Oyunda hata (tenis). Başlama atışı yapan oyuncunun atış sırasında arka çizgiye basması ya da alanın içine girmesi. Ayak yanlışı.

Half volley : Yarım uçara. Top yerden pek az yükselmişken yapılan vuruş. Yarım vole.

 

Double fault : Çift hata. Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması. Çift yanlış. Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis).

High volley : Tenis ve voleybolda smaç. Yüksek uçara. Top ağın üst sınırından yüksekte iken yapılan uçara vuruşu.

Deuce : Beraberlik (tenis). Dü (zar). Şeytan. Berabere. Zarda dü. Düs. Dü zar. Tenis düs. Aman.

Anticipate : Beklenti sahibi olmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Önceden görmek. Önce davranmak. Beklemek. Sezmek. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Söylenmeden yapmak. Görmek. -den önce davranmak.

Dink : Salak. Plase.

Drop volley : Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş. Kısa uçara.

Return : Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Getiri. Geri çevirmek. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Dönüş. Geri dönmek. İade etmek. Geri götürmek. Hasılat.

Dropshot synonyms : ball boy, corridor, advantage to server, advantage to receiver, lob volley, back court play, game.