Voyaging türkçesi Voyaging nedir

  • Sefer.
  • Deniz yolculuğu yapmak.
  • Deniz yolculuğu.
  • Uzun gemi yolculuğu yapmak.
  • Seyahat etmek.
  • Deniz seyahati.
  • Yolculuk.
  • Seyahat.
  • Yolculuk etmek.

Voyaging ingilizcede ne demek, Voyaging nerede nasıl kullanılır?

Voyage : Gezi. Deniz yolculuğu. Seyahat etmek. Deniz seyahati. Uzun gemi yolculuğu yapmak. Seyahat. Sefer. Yolculuk etmek. Yolculuk. Deniz yolculuğu yapmak.

Voyage of discovery : Keşif yolculuğu.

Voyage out : Yurt dışına çıkma.

Voyage policy : Sefer poliçesi. Seyahat sigortası poliçesi. Seyahat poliçesi.

Voyaged : Deniz yolculuğu. Seyahat etmek. Uzun gemi yolculuğu yapmak. Yolculuk. Seyahat. Deniz seyahati. Sefer. Deniz yolculuğu yapmak. Yolculuk etmek.

Deep sea voyage : Uzak deniz yolculuğu. Uzak deniz yolcuğu.

Round voyage : Ring seferi. Yöresel deniz yolculuğu.

Voyager : Gezgin. Seyyah. Yolcu. Yolculuk eden kimse.

Maiden voyage : Geminin ilk seferi. İlk sefer. İlk yolculuk. Yeni yapılan bir geminin ilk seferi. Gemi için ilk sefer.

Voyagers : Yolculuk eden kimse. Seyyah. Yolcu. Gezgin.

İngilizce Voyaging Türkçe anlamı, Voyaging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voyaging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excurse : Arasından geçmek. Bir uçtan bir uca seyahat etmek. İçinden geçmek. Başından geçmek. Bir ucundan girip diğer ucundan çıkmak.

 

Expeditions : Sevk. Hız. Acele. Çabukluk.

Itinerary : Seyahat rehberi. Yolculukla ilgili. Yol kılavuzu. İzlenecek yol. Yolculuk programı. Yolculuk el kitabı. Yolculuk bağdarlaması. Yolcu rehberi. Yol. Seyahatname.

Take a ride : Dolaşmaya çıkmak. Gezmeye gitmek. Yolculuk yapmak. Gezintiye çıkmak. Atla gezintiye çıkmak.

Traffic : Ticareti yapmak. İş yapmak. Seyrüsefer. Alım-satım. Değiş tokuş etmek. Dolaşım. Tecim alışverişleri. Karanlık işler yapmak. Gidiş geliş.

Crossing : Yaya geçidi. Üzerinden geçme. Kavşak. Geçiş. Kesit. Kesişme. Kesme. Yol kesişmesi. Geçit.

Adventuring : Tehlikeye atmak. Risk. Serüven. Riske atmak. Vurgunculuk. Macera. Yeltenmek. Atılmak. Avantür.

Journeyed : Mesafe. Gezinti yeri. Geziye çıkmak. Yolculuk yapmak.

Voyaging synonyms : voyaged, travel along with, have a trip, fared, peregrination, get about, peregrinations, voyage, go places, trafficked, campaign, passage, adventure, military expedition, anabasis, be on the road, tour, trek, take a journey, travelling, forage, commute, hunt, crossings, itinerate, headway, make a journey, adventured, trip, fare, headways, seafaring, sea travel.