Voyeur türkçesi Voyeur nedir

Voyeur ingilizcede ne demek, Voyeur nerede nasıl kullanılır?

Voyeurism : Dikizcilik. Voyörizm. Röntgencilik.

Voyeuristic : Dikizciliğe özgü. Röntgenci. Sapık özelliklerinde olan. Röntgenciliğe özgü. Dikizcilikle ilgili. Röntgenci özelliklerinde olan. Röntgencilikle ilgili.

Voyeurs : Sapık. Röntgenci. Voyör. Sevişenleri izlemekten zevk alan kimse.

Convoyed : Yoldaşlık etmek. Refakat etmek. Konvoy. Korumak. Yol arkadaşlığı. Katar. Birlikte gitmek. Eşlik etmek.

Voyage : Uzun gemi yolculuğu yapmak. Yolculuk etmek. Deniz yolculuğu yapmak. Deniz seyahati. Seyahat. Deniz yolculuğu. Sefer. Seyahat etmek. Yolculuk. Gezi.

Voyages : Seyahat etmek. Yolculuk etmek.

Voyagers : Gezgin. Yolculuk eden kimse. Seyyah. Yolcu.

Voyol : Viyol.

Voyage out : Yurt dışına çıkma.

Voyaging : Deniz yolculuğu yapmak. Uzun gemi yolculuğu yapmak. Deniz seyahati. Seyahat etmek. Yolculuk etmek. Yolculuk. Seyahat. Sefer. Deniz yolculuğu.

İngilizce Voyeur Türkçe anlamı, Voyeur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voyeur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perverse : Davranışlarıyla yaşadığı toplumun gelenek ve göreneklerine ters düşen, o toplumun yasa ve kurallarına uymamakta direnen, sapınca düşen (genç). Makus. Ters. Aksi. Sapkın. İnatçı. Ahlaksız. Kötü huylu.

 

Dottier : Noktalı. Benekli. Daha çılgın. Aptal. Kaçık.

Lunatics : Akıl hastası. Divane. Ruhsal özürlü. Meczup. Delice. Deli. Mecnun. Çılgınca. Çılgın.

Pervert : Bozmak. Yanlış yola saptırmak. Çarpıtmak (sözü veya anlamı). Cinsel sapık. Ahlakını bozmak. Doğru yoldan ayırmak. Baştan çıkarmak. Sapıklaşmak. Çarpıtmak.

Watcher : Seyirci. Gözcü. Bekçi. Bakıcı. İzleyici.

Voyeuristic : Dikizciliğe özgü. Sapık özelliklerinde olan. Röntgenciliğe özgü. Röntgenci özelliklerinde olan. Röntgencilikle ilgili. Dikizcilikle ilgili.

Perverted : Ayartılan. Sapkın. Kötü.

Psycho : Bireyin duyumsal ve ansal süreçler alanı. Psikopat. Öze.

Perverts : Baştan çıkarmak. Yoldan çıkarmak. Ayartmak. Çarpıtmak. Sapıklaşmak. Yanlış yola saptırmak. Bozmak. Alçaltmak. Çarpıtmak (sözü veya anlamı).

Witness : Kanıtlamak. Kanıt. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Şahitlik etmek. Kabul etmek. Şahit olmak. Tanık. Bizzat görmek. Tanıklık. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Voyeur synonyms : peepers, spectator, looker, nonce, deviant, peeper, aberrants, corrupted, nonces, voyeurs, peeping tom, deviants, viewer, dotty, aberrant, dottiest.