Vuruşmak nedir, Vuruşmak ne demek

  • Birbirini vurmak, dövüşmek
  • Savaşmak, çarpışmak.

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvanlar toslaşmak.

Boynuzlu iki hayvan çarpışmak, toslaşmak.

Sözle kavga etmek.

Alımcıl olmak, pazarlık etmek.

Vuruşmak anlamı, tanımı:

Vuruşma : Vuruşmak işi.

Vuruş : Vurma işi. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo.

Vurmak : Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Desteklemek, dayamak. Manevi olarak yaralamak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Dokunmak, hasta etmek. Hızla çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Tavla oyununda pulu kırmak. Çıkmak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Hızla değmek, çarpmak. Kadeh tokuşturmak. Olumsuz yönde etkilemek. Çarpma işlemini yapmak. Duyulmak, hissedilmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Bağlama, ilişkilendirmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Takmak, koymak, bağlamak. Sürmek. İçki içmek.

 

Dövüşmek : Boks yapmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak.

Savaşmak : Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.

Çarpışmak : Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak. Birbirine çarpmak, tokuşmak.

Diğer dillerde Vuruşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Vuruşmak ne demek? : to fight each other

Fransızca'da Vuruşmak : se battre

Almanca'da Vuruşmak : v. fechten

Rusça'da Vuruşmak : v. биться, драться, сечься, фехтовать, подраться