Waive türkçesi Waive nedir

  • Silme.
  • Belirli bir durumda yetkisini kullanarak kural veya yasa uygulatmamak.
  • Muaf tutmak (birini kural veya yasa vb'nden).
  • Hakkından vazgeçmek veya el çekmek.
  • Hakkından feragat etmek.
  • Ertelemek.
  • Vazgeçmek.
  • Borcu silmek.
  • Tabi tutmamak (bir kimseyi kura veya yasa vb'ne).
  • Feragat etmek.

Waive ile ilgili cümleler

English: Ali signed a waiver.
Turkish: Ali bir feregat imzaladı.

Waive ingilizcede ne demek, Waive nerede nasıl kullanılır?

Waived : Vazgeçilmiş. Feragat edilmiş. Feragat etmek. Vazgeçmek. Ertelemek.

Waiver : Borcu silme. Terk. Hakkından kendi rızasıyla vazgeçme eylemi. Muafiyet. Feragatname. Hakkından feragat etme. Vazgeçme. Vazgeçen. Alacaktan feragat etme. Hakkından vazgeçme.

Waiver of citizenship : Vatandaşlıktan çıkarılma. Vatandaşlığı bırakma. Vatandaşlıktan çıkma. Vatandaşlıktan feragat.

Waiver of premium : Primden feragat. Prim hakkından vazgeçme.

Waivers : Feragat. Feragatname. Vazgeçme.

Waiflike : Evsiz barsız kimse gibi. Evsiz barksız kimse. Terk edilmiş kimse gibi.

Waifing : Sahipsiz hayvan. Batan geminin malları. Kimsesiz çocuk. Kimsesiz. Terk edilmiş çocuk. Kayıp eşya. Sahipsiz (eşya). Sahipsiz mal. Sahibi belirsiz eşya. Evsiz barksız.

Non waiver agreement : Feragat niteliği olmayan anlaşma. Aralarındaki anlaşmanın sonucu olarak sorumluluk alındığını bildirmeyen iki taraf arasında yapılan anlaşma.

 

Waif : Sahipsiz (eşya). Kimsesiz çocuk. Bakımsız çocuk. Kayıp eşya. Sahipsiz hayvan. Terk edilmiş çocuk. Kalıntı. Batan geminin malları. Evsiz barksız. Başıboş hayvan.

Waiving : Feragat etmek. Vazgeçmek. Feragat etme. Ertelemek.

İngilizce Waive Türkçe anlamı, Waive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dillydallied : Vakit öldürmek. Başka bir zamana bırakmak. Geciktirmek. Zaman geçirmek. Kararsız. (argo) oyalanmak. Tereddüt etmiş. Ağır davranmak. Ayak sürümek.

Abnegate : Ülkeden ayrılmak. Yadsımak. Reddetmek. Feda etmek. Tanımamak. İnkar etmek. Kaçmak (sorumluluktan).

Defacing : Görünüşünü bozmak. Okunmaz hale getirmek. Çirkinleştirmek. Tahrif etmek. Bozmak.

Dillydallies : Zaman geçirmek. Ayak sürümek. Oyalanmak. Sallanmak. Vakit öldürmek. (argo) oyalanmak. Geciktirmek. Başka bir zamana bırakmak. Ağır davranmak.

Defacement : Bozma. Kazıntı. İçerik bozma. Tahrif. Silinti.

Adjourn : Son vermek (oturum vs). Ara vermek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Dağılmak. Ertelenmek. Geciktirmek. Geçmek (bir yere). Tehir etmek. Tecil etmek.

Back down : Bir iddiadan vazgeçmek. Dönmek. Savunulan iddadan vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Sözünden dönmek. Kabullenmek. Fikrinden vazgeçmek. Boyun eğmek. Caymak.

Back : Ciro etmek. Geçmişte. Sırt. Arka çıkmak. Geçmişe. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Ters. Savunucu. Geri. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü.

 

Foreswear : Yemin altında inkar etmek. Yalancı şahitlik yapmak. Tövbe etmek. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yeminli beyanda bulunmak. Yalancı şahitlik etmek. Yanlış ifade vermek.

Deletion : Siliniş. Kazıma. Kopma. Silme işlemi. Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda dna'da bir bazın ya da bazların yok olması hali. Kromozomun herhangi bir parçasının kaybı. dna’dan bir baz çiftinin veya bir parçanın kopması, delesyon. Eksilme. Çıkartma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çıkarma.

Waive synonyms : dispense with, deleted, crossing out, throw overboard, adjourning, cancellations, dillydally, desisting, brimful, demised, demise, continue, delays, deleting, demises, desist, abjured, cedes, delay, abjures, adjourns, defers, relinquish, blanking, lapse, deferring, cede, abdicate, abstention, kick, defacements, waives, forfeit.

Waive zıt anlamlı kelimeler, Waive kelime anlamı

Claim : Talep etmek. Alacak. Alacak hakkı. Hak talebinde bulunmak. İstemek. İstek. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Dava açmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hak talep etmek.

Waive ingilizce tanımı, definition of Waive

Waive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not to insist on or claim. To recede. A castaway. To turn aside. A waif. To relinquish. To forego. To refuse. To give up claim to.