Walk away türkçesi Walk away nedir
- Basıp gitmek.
- Geride bırakmak.
- Çekip gitmek.
- Yürüyüp gitmek.
- Uzaklaşmak.
- Terketmek.
- Başını alıp getmek.
- Alıp başını gitmek.
Walk away ile ilgili cümleler
English: Don't walk away from me.
Turkish: Benden uzaklaşma.
English: I think it's time for me to walk away from this mess.
Turkish: Sanırım bu kargaşadan uzaklaşmamın zamanıdır.
English: Don't walk away from Tom.
Turkish: Tom'dan uzaklaşma.
English: My apartment is located a five minute walk away from the station.
Turkish: Benim dairem istasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bulunmaktadır.
English: I can't walk away from an opportunity like this.
Turkish: Böyle bir fırsattan uzaklaşamam.
Walk away ingilizcede ne demek, Walk away nerede nasıl kullanılır?
Walk : Yürümek. Yürüme. Gezdirmek. Üzerinde yürümek. Taşımak (iterek). Eşlik etmek. Yürüyüşe çıkarmak. Gezinmek. Adımla ölçmek. Yürüyüş.
Away : Durmadan. Uzağa. Buradan. Yola çıkmış. Yok. Uzak. Deplasmanda. Deplasmanda oynanan. Devamlı. Uzakta.
Walk away from : Ucuz kurtulmak (kazadan). Rahatlıkla yenmek. Kolayca yenmek. Rahatça kazanmak. Daha hızlı koşmak. Kolayca geçmek.
Walk away lease : Kapalı uçlu kiralama. Kiralama dönemi sonunda kiralanan yatırımın kiraya verene devredildiği ve kiracının yatırıma sahiplik olanağının bulunmadığı finansal kiralama türü. krş. açık uçlu kiralama.
Walk away with : Ön plana geçmek. Araklamak. Yürütmek. Alıp götürmek. Kolayca kazanmak. Çalmak.
Walk a thon : Katılımcıların yapabildikleri kadar yürüdükleri ve bağışların her etap (mil, kilometre vs) için belirlendiği bağış toplama etkinliği.
İngilizce Walk away Türkçe anlamı, Walk away eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Walk away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outdistance : Geçmek (koşuda). Geçmek. Daha hızlı gitmek ya da daha ileri gitmek. Arkada bırakmak. Daha hızlı gitmek. Daha ileri gitmek. Geride bırakmak (yarışta).
Outpace : Daha çabuk gitmek. Geçmek.
Digressed : Sapmak. Parantez açmak. Konu dışına çıkmak. Konuyu dağıtmak. Konudan ayrılmak. Konudan uzaklaşmak. Dışına çıkmak.
Buzz off : Sıvışmak. Defolup gitmek. Kaçmak. Toz olmak. Hadi yoluna.
Depart : Yola çıkmak. Gitmek. Vefat etmek. Ayrılmak (uçak vb). Kalkmak. Hareket etmek. Ölmek. Ayrılmak. Caymak.
Desert : Kaçmak. Bırakıp gitmek. Bırakmak. Firar etmek. Terk etmek. Issız. Yüzüstü bırakmak. Ayrılmak. Taraf değiştirmek.
Ceded : Vazgeçmek. Teslim etmek. Vermek. Devretmek.
Outstripped : Daha ileri gitmek. Üstün çıkmak. -den üstün çıkmak. Geçmek (yarışta). (yarışta) geçmek. Geçmek.
Cast aside : Başından atmak. Başından savmak. Atmak. Kurtulmak. Kenara itmek. Kenara atmak. Bir kenara bırakmak. Bir kenara atmak. Kenara koymak.
Gain the edge on : Avantaj sağlamak. Başka birinden daha avantajlı olmak.
Walk away synonyms : cede, desolate, scrammed, desolated, digress, come away, cut out, chuck, chock up, outpaced, diverges, digressing, desolates, absquatulation, scrams, scramming, draw away, drift apart, outpacing, cut and run, absquatulate, pop off, cedes, deserting, march off, diverged, clear out, clearing off, hop it, be alienated, outdistances, distance, outdistancing.

Bu kısımda Walk away kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Walk away ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Walk away anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Walk away ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.