Walk away with türkçesi Walk away with nedir
Walk away with ingilizcede ne demek, Walk away with nerede nasıl kullanılır?
Walk : Adımlamak. Yürütmek. Yürüme. Yürüyüş yeri. Dolaştırmak. Eşlik etmek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş. Yürüterek yormak. Gezdirmek.
Away : Uzakta. Uzağa. Devamlı. Bir yana. Buradan. Yok. Durmadan. Deplasman maçı. Deplasmanda. Uzak.
With : Beraber. Canlı. -lı. -e karşın. Yanına. Li. -la. Beraberinde. İle ilgili. Sayesinde.
Walk away : Terketmek. Çekip gitmek. Uzaklaşmak. Geride bırakmak. Alıp başını gitmek. Yürüyüp gitmek. Basıp gitmek. Başını alıp getmek.
Walk away from : Kolayca yenmek. Kolayca geçmek. Rahatça kazanmak. Daha hızlı koşmak. Ucuz kurtulmak (kazadan). Rahatlıkla yenmek.
Do away with : Durdurmak. Yok etmek. İşini bitirmek. Öldürmek. Kaldırmak. Feshetmek. İcabına bakmak. Son vermek. Defterini dürmek. Bitirmek.
Away with you : Defol.
Walk away lease : Kapalı uçlu kiralama. Kiralama dönemi sonunda kiralanan yatırımın kiraya verene devredildiği ve kiracının yatırıma sahiplik olanağının bulunmadığı finansal kiralama türü. krş. açık uçlu kiralama.
Get away with : Yanına kalmak. Bedelini ödememek. Cezasını görmemek. Yapılan iş yanına kar kalmak. Cezalandırılmamak. Yanına kar kalmak. Çalıntıyla birlikte kaçmak. Çalıp kaçmak.
Run away with : Alıp kaçmak. Çalmak. Kolayca kazanmak. Aşırmak. Kaçmak. Kaçmak (aşığı ile). Yenmek. Sıvışmak. Tüymek. En çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda).
İngilizce Walk away with Türkçe anlamı, Walk away with eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Walk away with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kipe : Hasırdan balık tutma oltası veya sepeti. Aşırmak.
Carry away : Sürüklemek. Coşturmak. Büyülemek. Aparmak. Taşımak. Ayartmak. Kendinden geçirmek. Heyecanlandırmak. Götürmek.
Filched : Çalıntı. Aşırmak.
Cabbaging : Lahana beyaz. Kelem. Beyaz lahana. Başlahana. Aşırmak. Lahana.
Conduct : Rehberlik etmek. Elektriği iletmek. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Geçirmek. Kılavuzluk etmek. Yönetmek. Gidiş. Yönlendirmek. Sevk ve idare etmek.
Entrains : İlave etmek. Trene bindirmek. Trene binmek. Trene yüklemek. Katmak. Sürüklemek. Eklemek.
Carry off : Kapıp götürmek. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Kazanmak. Kapıp kaçırmak. Ölümüne yol açmak. İletmek. Ölüme neden olmak. Hakkından gelmek. Kapmak.
Win hands down : Çok kolay kazanmak. Kolaylıkla kazanmak.
Blow : Esmek. Atmak (sigorta). Sigorta atmak (elektrik). Üflemek. Uçmak. Yelpazelemek. Esmek (rüzgar). Uçurmak. Küfretmek. Çiçek açmak.
Collaring : Def zili. Merdane sarması. Yakalamak. Durdurmak. Yaka takmak. Yakasına yapışmak.
Walk away with synonyms : appropriate, run away with, enforce, abstracts, add, win in a walk, take away, filches, sweep away, lead away, walk off with, execute, bring away, chime, collared, filch, bag, rip off, take off, remove, walk over, fort, pilfering, pick off, cabbage, come for, swipe, carrying off, filching, make away with, carry on, crib, blew.

Bu kısımda Walk away with kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Walk away with ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Walk away with anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Walk away with ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.