Outpace türkçesi Outpace nedir

  • Daha çabuk gitmek.
  • Geçmek.
  • Geride bırakmak.

Outpace ingilizcede ne demek, Outpace nerede nasıl kullanılır?

Outpaced : Geçmek. Daha çabuk gitmek. Geride bırakmak.

Outpaces : Geride bırakmak. Geçmek. Daha çabuk gitmek.

Outpacing : Geride bırakmak. Daha çabuk gitmek. Geçmek.

Outpatient : Ayakta tedavi gören hasta. Ayakta tedavi edilen hasta. Ayaktan takip edilen hasta. Hastanede yatmayan hasta.

Outpatients : Hastanede yatmayan hasta. Ayakta tedavi edilen hasta. Poliklinik hastalar. Ayakta tedavi.

Outperformed : Daha iyi çalmak. Daha iyi yapmak. Aşmak. Geçmek. Daha iyi oynamak. Üstün olmak.

Outplay : Daha iyi oynamak.

Outperform : Daha iyi oynamak. Geçmek. Üstün olmak. Aşmak. Daha iyi çalmak. Daha iyi yapmak.

Outplacement : Yeni işe yerleştirme. İşten ayrılmış işçilere bir şirket tarafından sunulan iş bulma yardımı. Dışarıdan işe yerleştirme. Yerdeğişim. Yeniden işe yerleştirme. Yeniden yerleştirme.

Outpointed : Daha fazla orsa seyri yapmak. Daha fazla puan almak. Açık farkla yenmek.

İngilizce Outpace Türkçe anlamı, Outpace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outpace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Surmount : Aşmak. Yenmek. Galebe çalmak. Halletmek. Üstünde durmak. Altından kalkmak. Üstünden yükselmek. Üstesinden gelmek. Hakkından gelmek. Üzerinde olmak.

 

Outstripped : -den üstün çıkmak. Geçmek (yarışta). (yarışta) geçmek. Üstün çıkmak. Daha ileri gitmek.

Outdo : Üstün gelmek. -i geçmek. -i bastırmak. Fark atmak. -den üstün olmak. -i çok geride bırakmak. Üstün olmak. Bastırmak. Yenmek.

Bests : Alt etmek. En iyi şekilde. En iyisi. Baskın çıkmak. Birinci sınıf. En. En iyi. Hakkından gelmek. Yenmek.

Beat : Pataklamak. Dayak atmak. Yenmek. Açmak (yol). Vuruş. Çırpma. Vurmak. Çırpmak. Volta vurmak. Dövmek.

Outperform : Daha iyi çalmak. Daha iyi yapmak. Üstün olmak. Aşmak. Daha iyi oynamak.

Gain the edge on : Başka birinden daha avantajlı olmak. Avantaj sağlamak.

Abates : Ceza indirimi yapmak. Yatıştırmak. Azalmak. Yürürlükten kaldırmak. Azaltmak. Dinmek. Çekilmek. Hafiflemek. Dindirmek. Eksilmek.

Surpass : Baskın çıkmak. Üstün çıkmak. Takmak. Aşmak. Üstün gelmek. Geçmek (üstünlük açısından). Üstün olmak. Ütmek.

Outdistance : Arkada bırakmak. Daha ileri gitmek. Daha hızlı gitmek ya da daha ileri gitmek. Geride bırakmak (yarışta). Geçmek (koşuda). Daha hızlı gitmek.

Outpace synonyms : outmatch, outdistances, be valid, beats, be over, be current, outdistancing, outstripping, best, better, outpaces, distance, be transmitted, distancing, betters, bettering, be mentioned, outstrip, exceed, blow over, outpaced, abate, outgo, have the drop on, leave behind, besting, outpacing, outdistanced.

Outpace ingilizce tanımı, definition of Outpace

Outpace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move faster than. To outgo. To leave behind.