Warded türkçesi Warded nedir

  • Çentikli (anahtar dişlerinde olduğu gibi).
  • Tırtıklı (anahtar için).
  • Dişli.
  • Vesayet altına alınmış.
  • Tırtıklı.
  • Güvenle korunmuş.

Warded ile ilgili cümleler

English: He was awarded a special prize.
Turkish: O, özel bir ödülle ödüllendirildi.

English: I forwarded the message I got from Tom to Mary.
Turkish: Tom'dan aldığım mesajı Mary'ye gönderdim.

English: I deserve to be rewarded.
Turkish: Ödüllendirilmeye layığım.

English: Ali will be rewarded.
Turkish: Ali ödüllendirilecek.

English: Ali forwarded John the email that he received from Mary.
Turkish: Ali Mary'den aldığı e-postayı John'a iletti.

Warded ingilizcede ne demek, Warded nerede nasıl kullanılır?

Awarded : Ödüllendirilmiş. Vermek (ödül). Ödüllendirilen. Karar vermek. Hükmetmek. Ödüllü. İhale etmek.

Be awarded : Ödül almak.

Be awarded a bid : İhale kazanmak.

Be awarded the prize : Ödüllendirilmek. Ödül almak.

Forwarded : Yeni adrese yollamak. İlerletmek. Gönderilmiş. Yollamak. Sevketmek. Göndermek.

Stewarded : Gemi garsonu. Hizmet sunan kişi. Başgarson. Erkek hostes. Bulaşıkçı (otel). İdare memuru. Kamarot. Kahyalık yapmak. Kilerci. Uçak hostesi.

Was rewarded : Hak ettiğini aldı. Ödüllendirildi. Kendisine prim verildi.

Warden : Koruyucu. Gardiyan. Rektör (ingiliz ingilizcesi). Müdür. Bekçi. Başkan. Muhafız. Muhaliz. Hapishane müdürü. Hapishane müdürü (amerikan ingilizcesi).

 

Rewarded : Ödüllendirmek. Ödüllendirilme. Mükafatlandırmak. Karşılığını vermek.

Warden of the mint : Darphane müdürü (ingiliz ingilizcesi).

İngilizce Warded Türkçe anlamı, Warded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cog wheel : Çark.

Ramble : Yayılmak. Başıboş gezmek. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Gezinmek. Abuk sabuk konuşmak. Başıboş dolaşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Konuyu dağıtmak. İpsiz sapsız konuşmak. Boş boş dolaşmak.

Eroses : Düzensizce diş diş edilmiş. Düzensizce çentilmiş.

Jagged : Sarp. Kafayı bulmuş. Sarhoş. Pürüzlü. Diş diş. Çentik. Sivri. Sivri uçlu.

Multifaceted : Komplike. Karmaşık. Cok yönlü. Çok cepheli. Çok yüzeyli. Çok yönlü. Çok yüzlü.

Variety : Değişiklendirme, çeşitlendirme. Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. Tür. Çeşitlilik. Salam. Şov. Varyete. Farklılık.

Multifarious : Çeşitli. Muhtelif. Çok çeşitli. Müteaddit. Türlü. Türlü türlü. Çeşit çeşit.

Knurled : Tırtırlı. Düğümlü. Kertikli. Pürtüklü. Mahyalı. Torna ile tırtıl çekilmiş. Tırtıllı. Budaklı. Boğumlu.

Formidable : Aşılması zor. Heybetli. Dehşetli. Zorlu. Korkutucu. Zor. Tüyler ürpertici. Müşkül. Korkunç.

 

Escaloped : Çentikli.

Warded synonyms : locomote, jazz around, many sided, dentate, denticulate, cogged, saw toothed, go, move, vagabond, travel, varicolored, serrated, varying, crenellated, variable, versatile, jaggiest, hackly, cogwheels, multifariousness, heterogenous, gad, heterogeneous, milled, serrates, variegated, rove, varicoloured, err, variform, swan, modified.

Warded zıt anlamlı kelimeler, Warded kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Homogeneous : Benzeşik. Homojen. Tekunsurlu. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Mütecanis. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Türdeş. Bağdaşık. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Tekkökenli.

Unvaried : Aynı kalmış. Değişmemiş.

Warded antonyms : unmodified, same.