Eroses türkçesi Eroses nedir

  • Düzensizce çentilmiş.
  • Düzensizce diş diş edilmiş.
  • Tırtıklı.

Eroses ile ilgili cümleler

English: Rhinoceroses are large animals.
Turkish: Gergedanlar büyük hayvanlardır.

Eroses ingilizcede ne demek, Eroses nerede nasıl kullanılır?

Arterioscleroses : Arterioskleroz (medikal tıp terimi). Damar sertliği (medikal tıp terimi).

Atheroscleroses : Damar setliği. Koroner arter hastalığı. Ateroskleroz. Damar sertleşmesi. Damar yağ bağlaması. Damar sertliği. Aterosklerosis. Arterlerde kolesterol çökeltileri ile tanımlanan hastalık. Damar tıkanıklığı.

Heteroses : Heteroz. Melezlerde farklı özellik kuvvetliliği (biyoloji terimi).

Osteoscleroses : Kemiklerin sertleşmesi veya anormal yoğunluğu ile tanımlanan durum (patoloji). Osteoskleroz.

Rhinoceroses : Gergedan.

Erosely : Düzensizce çentilmiş şekilde. İnişli çıkışlı bir tarzda. Düzensizce diş diş edilmiş şekilde. Tırtıklı bir şekilde. Tırtıklı veya pürüzlü bir şekilde.

Glycerose : Gliseroz.

Heterosexual : Düzcinsel. Karşı cinse ilgi duyan. Zıtcinsel. Heteroseksüel. Karşı cinse ait. Karşıcinsel. Heterosexüel.

Erose : Düzensizce diş diş edilmiş. Dişlenmiş (bir hayvan tarafından kemirilmiş gibi). Tırtıklı bir kenarı olan (ör. yaprak). Tırtıklı. Düzensizce çentilmiş. Pürüzlü.

 

Acerose : Aseroz. İğne görünümlü. İğnemsi.

İngilizce Eroses Türkçe anlamı, Eroses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eroses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take : Pay. Alıntı. Kabul edilmek. Kavramak. Reaksiyon. Tepki. Götürmek. Yakalamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutma.

Overall : Her şey dahil. Genel. Etraflı. Tüm. Tam. Gömlek. Genelde. Önlük. Toplam. Bir uçtan bir uca.

Serrate : Diş diş. Tırtıllamak. Testere dişli (yaprak veya bıçak). Testere gibi dişli.

Tramp : Dolaşmak. Berduş. Yürüyüp geçmek. Yaya gitmek. Basmak. Yürümek. Rap rap sesi. Çiğnemek. Uzun yürüyüş. Orospu.

Cover : Bastırmak. Sakınmalık. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kılıf. Üzerini kapatmak. Karşılık. Korumak. Örtmek. Kaplamak. Kapak.

Jaggy : Bkz.jagged. Dişli. Çentikli. Kertikli.

Saw toothed : Testere dişli. Testere gibi dişleri olan.

Get over : Sağlığına kavuşmak. Geçmek (bir hastalık). Atlatmak. Kurtulmak. Yeniden kendini toparlamak. Anlaşılmak. Üstesinden gelmek. Hazmetmek. Yırtmak. Aşmak.

Course : Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Seyir. Rota. Köpeklerle kovalamak. Dökülmek. İzge. Köpekle kovalamak. Akmak. Dizi. Pist.

Jaywalk : Dikkatsizce ve tehlikeli bir biçimde karşıdan karşıya geçmek. Caddeyi dikkatsizce geçmek. Önüne bakmadan yürümek. Dikkatsizce yürümek.

Eroses synonyms : go across, get across, pass, erose, crisscross, bridge, jaggier, pass over, track, walk, cut across, knurled, serrated, drive, cut through, jagged, hackly, hop, go through, ford, milled, serrates, traverse, warded, jaggiest, stride.

 

Eroses zıt anlamlı kelimeler, Eroses kelime anlamı

Net : Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Ağ. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Katıksız. Süzek. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük.

Lengthwise : Uzunluğuna. Boylu boyunca. Boyuna. Bkz.lengthways. Boylamasına. Uzunlamasına.