Overall türkçesi Overall nedir

  • Genelde.
  • Etraflı.
  • Genel.
  • Toplam.
  • Tam.
  • Tüm.
  • Ayrıntılı.
  • Bir uçtan bir uca.
  • Sonuçta.
  • (abd'de) iş tulumu.
  • Önlük.
  • İş önlüğü.
  • Geniş kapsamlı.
  • Gömlek.
  • Her şey dahil.

Overall ile ilgili cümleler

English: Overall we are on schedule.
Turkish: Genel olarak programa uyuyoruz.

Overall ingilizcede ne demek, Overall nerede nasıl kullanılır?

Overall efficiency : Genel verim. Toplam verim.

Overall reaction : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yalnız tepken ve ürünleriyle belirtilen tepkime. Çeşitli tepkimelerden oluşan bir dizgede, başlangıçtaki çıkış tepkenleriyle sonunda elde edilen ürünleri gösteren tepkime. Toplam reaksiyon. Toplam tepkime. Görünen tepkime.

Overall thickness : Toplam kalınlık.

Test of overall significance : Genel anlamlılık sınaması.

Overallocation : Aşırı tahsis.

Overalls : Tulum. İş elbisesi. İşçi tulumu. İş tulumu.

Overabundant : Aşırı bol. Haddinden fazla.

Overabundance : Aşırılık. Bolluk. Fazla meblağ. Aşırı bolluk. Fazlalık. Aşırı miktar.

Overabound : Aşırı bol olmak. Çok fazla olmak. Haddinden fazla olmak. Çok dolu olmak.

Coveralls : İş tulumu. Önlük. Tulum (giysi olarak). Giysilerin üzerine giyilen koruyucu giyim eşyası. İş elbisesi.

İngilizce Overall Türkçe anlamı, Overall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

All included : Hepsi dahil.

Sark : Gömlek (isk.).

Detailed : Detaylı. Teferruatlı. Geniş. Mufassal. Tafsilatlı. Ayrıntılandırılmış.

On the upshot : Kısacası.

Abstract : Özet çıkarmak. Belirsiz. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Aşırmak. Kafasını meşgul etmek. Soyutlama yapmak. Ayırmak. Soyutlamak. Damıtmak (biyoloji terimi).

Circumstantial : Durumla ilgili. Duruma bağlı. Tesadüfi. İkinci derecede önemi olan. Koşullara bağlı. İkinci derecede. Endirekt.

Book cover : Kitap kapağı. Kitap kılıfı. Kitap kabı. Ciltli ya da karton kapaklı kitaplarda, cildin ya da kapağın üzerine geçirilen koruyucu ve genel olarak ilgi çekici kağıt kap. Bir kitabı koruyan dış kapak.

Dickie : Küçük arka koltuk. Koltuk. Kuş. Yaka. Kumaş. Minik kuş. Gömleğin yerinden çıkarılabilen ön kısmı. Küçük kuş.

Shimmy : Balkıma. Esneme. Uçak tekerleğinde meydana gelen anı ve sert titreşim. Yalpalamak. Şimi dansı yapmak. Titremek. Şimi. Yalpa yapmak. Şimi dansı.

Ordinarily : Alışılmış biçimde. Çoğunlukla. Her zamanki gibi. Normal olarak. Normalde. Genellikle. Her zaman olduğu gibi.

Overall synonyms : omnibus, pan, blow by blow, amounts, dicky, tot, commonest, book jacket, farreaching, amplest, gown, at the time, in all, bibbed, epidemic, accomplished, altogether, allround, coveralls, always, blithering, amount, universal, for the most part, by and large, all out, exhaustively, summations, at length, bib, generally speaking, gowned, bibbing.

 

Overall zıt anlamlı kelimeler, Overall kelime anlamı

Specific : Özgül. Belli bir nesne ya da birime özgü olan. Kendine özgü. Açık. Belli. Kesin. Kendine has. Özel ilaç. Belirli. Özel.

Net : Ağ. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Katkısız. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Arıtımlı. Tül.

Overall ingilizce tanımı, definition of Overall

Overall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Everywhere.