Warns türkçesi Warns nedir
- Haber vermek.
- İhbar etmek.
- Öğütlemek.
- İkaz etmek.
- Uyarmak.
- İhtarda bulunmak.
- İhtar etmek.
- İhtar vermek.
- İkaz yapmak.
- İkazda bulunmak.
- Tembih etmek.
Warns ingilizcede ne demek, Warns nerede nasıl kullanılır?
Forewarns : İkaz etmek. Önceden ikaz etmek. Önceden uyarmak. Önceden haber vermek. Uyarmak.
Warn against : Durumun gebe olduğu tehlikeye dikkati çekti. -e karşı uyardı. -e karşı ihtar verdi. İle ilgili olarak sert bir şekilde protesto etti. -e karşı uyarmak.
Warn from : Uzak durmasını söylemek. Menetmek.
Warn off : Menetmek. Kovmak. Katılmasını yasaklamak. Uzaklaştırmak. Uzak durmasını söylemek. Vazgeçirmek.
Warn : İhtar etmek. İhbar etmek. İkaz etmek. İkaz yapmak. İkazda bulunmak. Tembih etmek. Uyarmak. İhtarda bulunmak. Haber vermek. İhtar vermek.
Warners : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
Warne : New york'ta (abd) bir şehir.
Warning assembly : İyonlaştırıcı ışınım boyutunun önceden belirlenen düzeyi aşması durumunda, görsel ya da işitsel yolla uyarıda bulunan düzenek. Uyarıcı.
Warner : Bir soyadı. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri.
Warning : Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye, cezayı gerektiren bir davranışta bulunduğunu ve yinelemesinden kaçınması gerektiğini yazılı olarak bildirme. İbret. Tembih. Uyartı. Nasihat. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Uyarıcı. İkaz etme. Uyarma. İkaz.
İngilizce Warns Türkçe anlamı, Warns eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Warns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Notified : Bildirmek. Tebliğ edilen. Onaylanan. Bildirilmiş. Bilgililendirilmiş. Tebliğ etmek.
Exhorted : Cesaretlendirilmiş. Yüreklendirilmiş. Yüreklendirmek. İkaz edilmiş. Cesaret vermek. Tavsiye etmek. Teşvik edilmiş. Uyarılmış.
Betide : Meydana gelmek. Başına gelmek. Olmak. -e alamet olmak. Ortaya çıkmak.
Serve notice : Bildirmek. Hizmetinden çıkacağını bildirmek.
Counsels : Tavsiye. Önermek. Salık vermek. Nasihat etmek. Maksat. Akıl vermek. Öğüt vermek. Tavsiye etmek. Nasihat vermek.
Waken : Canlandırmak. Körüklemek. Görmesini sağlamak. Uyandırmak. Gözünü açmak. Görmek. Farkına varmak. Uyanmak. Anlamak.
Caution : İhtar. Korunu. Sakınma. İhtiyat. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı.
Alerted : Alarma geçirmek. Alarma geçirilmiş. Gözünü açmak.
Apprised : Söylemek. Bildirmek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.
Reprehending : Paylamak. Şiddetle eleştirmek. Azarlamak. Kusur bulmak. Suçlamak.
Warns synonyms : admonishes, warn, admonishing, advising, alerts, advise somebody of something, informs, apprising, advise against, awaken, betides, rede, threaten, complain, forewarn, alerting, advise on, apprize, awarn, apprizes, denounce, give notice, reprehended, awakens, admonish, fink on, acquaints, exhorts, grassing, denouncing, alert, awakened, reprehend.

Bu kısımda Warns kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Warns ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Warns anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Warns ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.