Forewarns türkçesi Forewarns nedir

  • İkaz etmek.
  • Önceden ikaz etmek.
  • Uyarmak.
  • Önceden uyarmak.
  • Önceden haber vermek.

Forewarns ingilizcede ne demek, Forewarns nerede nasıl kullanılır?

Forewarn : Önceden ikaz etmek. Uyarmak. Önceden haber vermek. Önceden uyarmak. İkaz etmek.

Forewarned : Önden ikaz edilmiş. Alarma geçirilmiş. Önceden uyarılmış.

Forewarned is forearmed : Tedbiri elden bırakma anlamında bir atasözü. Erken uyarılan erken önlem alır.

Forewarning : İkaz etmek. Uyarmak. Önceden ikaz etme.

Forewent : Bırakmak. Önce gelmek. Vazgeçmek. Önceden gitmek.

Forewings : Dört kanatlı böceklerin ön kanadı. Ön kanat.

Forewomen : Jüri sözcüsü kadın. Ustabaşı (kadın). Baş kalfa kadın.

Foreword : Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı. Önsöz.

Forewords : Önsöz.

Forewoman : Baş kalfa kadın. Jüri sözcüsü kadın. Ustabaşı (kadın).

İngilizce Forewarns Türkçe anlamı, Forewarns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forewarns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caution : Uyarı. İhtiyat. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Temkin. Sakınma. İhtar etmek.

 

Foreboded : Belirtisi olmak. Önceden sezmek. İçine doğmak. Önsezi. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).

Foretelling : Gaipten haber vermek. Kehanette bulunmak. Gaipten haber verme. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek. Önceden bildirmek. Kestirimde bulunmak.

Alert : Alarm işareti. Ayık kalmak. Dikkatli. Alarma geçirmek. Açıkgöz. Tetikte olma. Alarma geçmek. Alarm vermek.

Foreshows : Belirtisi olmak. Tahminde bulunmak. Kehanette bulunmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden göstermek.

Alarm : Dehşete düşürmek. Alarm. Alarm aygıtı. Alarm vermek. Tehlike işareti. Telaşa düşürmek. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Telaşlandırmak. Heyecan sinyali.

Foreruns : Önceden göstermek. Haberci. Müjdeci. Önce gelmek. Belirtisi olmak. Tahmin etmek. Cet. Kehanette bulunmak. Önde gitmek.

Cautioning : Dikkatini çekmek. Dikkat. Temkin. İhtar etmek. Tembihlemek. İhtar vermek. İhtiyat. Tembih etmek.

Forebode : Belirtisi olmak. Önsezi. İçine doğmak. Önceden sezmek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Uğursuz saymak.

Advising : Öğüt vermek. Akıl vermek. Öğütlemek. Tavsiye edici. Haber vermek. Nasihat etmek. Tavsiye eden. Bildirmek. Tavsiye etmek.

Forewarns synonyms : awaken, foretell, forerun, admonishes, awarn, admonished, awakens, previse, forewarning, foreshown, foretold, advise, advise somebody of something, expostulate with, ahead, cautions, forebodes, foretoken, advise against, awakened, forward, alerted, foreran, onwards, alerting, advises, alerts, admonish, forewarn, give warning, apprised of, forrader, warn.

Forewarns zıt anlamlı kelimeler, Forewarns kelime anlamı

Backward : Yavaş öğrenen. Geçmişe yönelmiş. Geriye yönelmiş. Başlangıca yönelmiş. Gelişmemiş. Geç. Tersine. Geriye. Ters.