Warranties türkçesi Warranties nedir

Warranties ingilizcede ne demek, Warranties nerede nasıl kullanılır?

Warranting : İzin vermek. Mazur göstermek. Kefil olmak. Yetki vermek. Garanti etmek. Ruhsat vermek. Garanti verme. Temin etmek.

Warrant of apprehension : Tutuklama emri. Arama emri.

Warrant of arrest : Yakalama emri. Tutuklama emri. Tutuklama müzekkeresi. Tevkif müzekkeresi.

Warrant of attachment : Haciz varakası. İhtiyati haciz. Haciz kararı.

Warrant of attorney : Vekaletname. Dava vekaletnamesi.

Bench warrant : İhzar müzekkeresi. Yakalama müzekkeresi. Mahkemede verilen tutuklama müzekkeresi. Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Yakalama müzakeresi. Tutuklama müzekkeresi. Tutuklama emri. Bir failin yakalanması için mahkeme tarafından çıkarılan yakalama emri.

Covering warrant : Hazine bonosu. Hazine bonosu belgesi.

Warrant officer : Gedikli erbaş. Fiili memur. Güverte subayı. Kıdemli subay. Gedikli subay.

Customs warrant : Gümrük teslim belgesi.

Death warrant : Ölüm fermanı. İdam kararı. İdam fermanı. İdam hükmü.

İngilizce Warranties Türkçe anlamı, Warranties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warranties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Commitments : Taahhüt. Söz. Suç işleme. Teslim etme. Vaat. Bağlantı. Hapis hükmü.

Warrant : Kefil olmak. Temin etmek. Ruhsat. Yetki vermek. Teminat. Garanti etmek. Rehin senedi. Genel koruyum yerlerine korunmak üzere bırakılan mallar için ilgilisine verilen belge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mazur göstermek.

Indemnization : Zararın ödenmesi. Güvence. Tazminat.

Authorisation : Vekaletname. Rıza. Yetkilendirme. Ruhsat. Müsaade. Ruhsatname. Görev verme. Resmi izin. Yetki verme.

Bailment : İnam bağıtı. Teminat verme (mal). Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Bir kimsenin bir malı tekrar geri almak üzere başkasına bırakması. Emanet verme. Verilen nesnenin ilgilisince yeterli bir korunumla saklanılmasını gerektiren bağıt. Emanet senedi. Malları teminat olarak verme. Teminat olarak vermek.

Competences : Kabiliyet. Yetenek. Geçinip gidecek kadar gelir. Kifayet. Yeterlilik. Yeterlik. Ehliyet. Beceri.

Authorisations : Rıza. Müsaade. Vekaletname. Salahiyet. Yetki verme. İzin. Ruhsat. Görev verme. Resmi izin.

Competencies : Ehliyet. Yeterlik. Yetenek. Geçinip gidecek kadar gelir. Yetkinlikler.

Competence : Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Geçinip gidecek kadar gelir. Kabiliyet. Ehliyet. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği. Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu. Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi. Uzmanlık. Beceri. Kifayet.

 

Warranties synonyms : pledgery, accreditment, guaranties, engravings, stock warrant, acceptance for honour, hedging, claim, engraving, guarantee, franchise, justifications, stipulation, indemnity, caution money, cognizance, bote, condign, pledge, indemnification, guarantying, assurance, customer, droits, guaranty, dominium, dibs, warranty, safeguard, in the bag, authorizations, faculties, justification.