Warranty türkçesi Warranty nedir

  • Haklı neden.
  • Garanti belgesi.
  • Kefaletname.
  • Ruhsat.
  • Kefalet.
  • Garanti.
  • Yetki.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Garanti süresi.
  • Güvence belgesi.
  • Güvence.
  • Belli bir süre içinde malın işlevini yerine getirmediği durumda yenisiyle değiştirileceği, ücretsiz onarılacağı ya da parasının iade edileceği gibi konularda satıcının alıcıya verdiği güvenceyi gösteren belge.
  • Hak.

Warranty ile ilgili cümleler

English: Jale's washing machine broke down a week after the warranty had run out.
Turkish: Jale'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.

English: The warranty for my TV is expired.
Turkish: Televizyonumun garanti süresi bitti.

English: This car has a good warranty.
Turkish: Bu arabanın iyi bir garantisi var.

English: I want to find out if the warranty has expired yet.
Turkish: Garantinin henüz dolup dolmadığını öğrenmek istiyorum.

English: The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Turkish: Garanti normal aşınma ve yıpranmayı içermemektedir.

Warranty ingilizcede ne demek, Warranty nerede nasıl kullanılır?

Warranty deed : Tapu senedi. Garanti belgesi. Satın alınmış olan bir ürüne garanti alan kimseye verilen belge.

Warranty period : Garanti süresi. Bir ürünün sahibinin ödeme yapmadan o ürün için ne kadar süreliğine hizmet alabileceğini gösteren garanti belgesinin süresi. Garanti dönemi. Teminat süresi.

 

Warranty test : Garanti testi.

Breach of warranty : Kefalet borcunun ihlali. Yükümlülüğün ihlali. Güvencenin ihlali. Garantiyi bozma. Garanti ihlali. Garantinin ihlali.

Definite letter of warranty : Kati teminat mektubu.

Sales warranty : Satış garantisi.

Express warranty : Açık garanti. Açık teminat. Açık yükümlülük.

One year warranty : Bir ürünün satın alınmasından sonra ücretsiz bakım veya tamir için verilen garanti. Bir yıl garanti.

Under warranty : Garanti altında. Garanti kapsamında. Geçerli bir garantiyle. Hala geçerli garantiyle.

Warrant of apprehension : Tutuklama emri. Arama emri.

İngilizce Warranty Türkçe anlamı, Warranty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warranty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dominium : İdare. Mülkiyet hakkı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Guarantee : Garanti etmek. Üçüncül inanca. Garantiye almak. Söz vermek. Garanti altına almak. Teminat vermek. Güvence vermek. Kefil olmak. Kefalet etmek.

Cinch : Çok kolay şey. Kolay iş. Sımsıkı sarmak. Çantada keklik. Sıkı tutma. Kolayca takmak. Kavrama. Oyuncak. Eyer kolanı.

Credential : Bir kişin hüviyetini bildiren belge. Yeni göreve başlamadan önce devlet tarafından bir büyükelçiye verilen takdim mektubu. Yeterlilik belgesi. İtimatname. Ehliyet. Tanıtım. Delil. Bir kişinin yeteneklerini ve niteliklerini tasdik eden belge (örneğin, referanslar, tavsiye mektupları).

 

Franchises : Satış hakları. Üyelik. İmtiyaz. Dokunulmazlık. Ayrıcalık. Muhafiyet. Satış tekeli hakkı.

Clearance : Geminin limanı terketme izni. Tasfiye satışı. Klirens. Temizleme. Mevsim sonu satışı. Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. Aralık. Takas. Açıklık. Ödeme.

Command : Komuta. Kontrol etmek. Emir vermek. Komuta etmek. Hakim olmak. Hakimiyet. Kumanda. Buyurmak. Buyruk. Hükmetmek.

Engraving : Klişe. Oyma resim. Gravür. Hakkak işi. Gravür sanatı. Oyma işi. İşleme. Kazı. Oymacılık.

Bailment : Verilen nesnenin ilgilisince yeterli bir korunumla saklanılmasını gerektiren bağıt. Teminat verme (mal). Malları teminat olarak verme. Tevdi. İnam bağıtı. Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Teminat olarak vermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir kimsenin bir malı tekrar geri almak üzere başkasına bırakması. Emanet verme.

Warranty synonyms : warrant, guaranty, acceptance for honour, ensuring, caution money, dibs, stipulation, justification, competences, concessions, authority, assurances, recognisances, a change in supply, a change in demand, indemnities, competency, droit, cover, approvement, fuse, pledge, franchise, accreditation, droits, a type mutual funds, indemnization, in the bag, letter of guarantee, recognisance, stock warrant, indemnity, justifications.

Warranty ingilizce tanımı, definition of Warranty

Warranty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A covenant real, whereby the grantor of an estate of freehold and his heirs were bound to warrant and defend the title, and, in case of eviction by title paramount, to yield other lands of equal value in recompense. This warranty has long singe become obsolete, and its place supplied by personal covenants for title. Among these is the covenant of warranty, which runs with the land, and is in the nature of a real covenant. To warrant. To guarantee.