Watched türkçesi Watched nedir

Watched ile ilgili cümleler

English: A mere 529 spectators watched the game.
Turkish: Oyunu sadece 529 seyirci izledi.

English: A Union army doctor watched the battle from a distance.
Turkish: Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.

English: A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Turkish: Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.

English: A watched pot never boils.
Turkish: İzlenen demlik asla kaynamaz.

English: After he had done his homework, he watched TV.
Turkish: Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.

Watched ingilizcede ne demek, Watched nerede nasıl kullanılır?

Watched his step : Dikkatli oldu. Temkinliydi. Adımlarını dikkatli attı. Tedbirliydi.

Watched his tongue : Söylediklerini ince eledi sık dokudu. Ne söylediğine dikkat etti. Diline sahip çıktı.

Watched tv : Tv (televizyon) seyretti. Televizyona baktı.

A watched pot never boils : Başında beklenen su kaynamaz (mecazi deyim). Başında beklenen su kaynamaz.

Unwatched : İzlenmemiş. İncelenmemiş. Gözlenmemiş. Görülmemiş. Gözetlenmemiş.

In the watches of the night : Geceleyin.

 

Fire watcher : Yangın gözcüsü. Ateşleri izleyen kimse (ıı dünya savaşı esnasında genellikle bir hava saldırısı keşif kolu üyesi olan). (ingiliz kullanımı) gözcü.

Watchers : Bekçi. Bakıcı.

Clock watcher : Çıkış saatini dört gözle bekleyen kimse.

Watchet : İngiltere'de yerleşim yeri.

İngilizce Watched Türkçe anlamı, Watched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keep guard : Nöbet beklemek. Korumak.

Follow up : Sonuna kadar götürmek. Ardını bırakmamak. Kovalamak. Peşini bırakmamak. Araştırmak. İzleme. Takip etmek. Faydalanmak. İzinde olmak.

Observe : Farketmek. Riayet etmek. İncelemek. Söylemek. Görüşünü bildirmek. Görmek. Dikkatle bakmak. Gözlem yapmak.

Look into : İçine bakmak. Yoklamak. Araştırmak. İçeri bakmak. Kitaba dalmak. İncelemek. Gözden geçirmek. Soruşturmak.

Mind out : İlgilenmek.

Longs : Özlemek. Hasret kalmak. Paçalı don. Hasretini çekmek. Susamak. Uzun. İstemek. Can atmak. Özlemini çekmek. Hasret olmak.

Espy : Casusluk etmek. Farketmek. Gözüne çarpmak. Görmek. Gözüne ilişmek. Fark etmek. Uzaktan görmek.

Keep watch : Vardiya tutmak. Gözcülük etmek. Bekçilik etmek. Nöbet beklemek.

Beholds : Görmek. Gözlemlemek. Farkına varmak. Dikkatle bakmak.

Watched synonyms : keep an eye on, be on guard duty, invigilate, case the joint, bargain on, contemplate, abided, abideth, misses, cruise, long, bide, chase, espying, check out, contemplates, watch, beware, see, contemplated, attends, fleeter, eyeing, fleetest, fleeted, witness, tracked, abides, attend on, espies, followed, trace, bewares.

Watched zıt anlamlı kelimeler, Watched kelime anlamı

Superior : Üstün kimse. Üstteki. Üstünlük taslayan. Satırın üstüne basılmış. Üstün nitelikli. Daha kuvvetli. Kibirli. Üst (rütbe). Üst. İlgisiz.

Comfortable : Konforlu. Rahat. Rahatlatıcı. Tatminkar. İyi. Huzurlu. Sakin. Teselli edici.