Espy türkçesi Espy nedir

  • Uzaktan görmek.
  • Görmek.
  • Gözüne ilişmek.
  • Gözüne çarpmak.
  • Casusluk etmek.
  • Farketmek.
  • Gözetlemek.
  • Fark etmek.

Espy ingilizcede ne demek, Espy nerede nasıl kullanılır?

Espying : Farketmek. Görmek. Uzaktan görme. Gözetlemek. Gözüne çarpmak.

Esp : Özel amaçlı ingilizce. Doğaüstü sezgi (örneğin: telepati, kehanet). Sıradan insan duyularının ötesinde olan algılama ya da iletişim yeteneği. Ekonomik teşvik paketi.

Espace artist : Nesneleri bir anda gözden kaybedebilen ve farkettirmeden seyredenlerin üzerinden eşyaları çalabilen hokkabaz. Hızlı hokkabaz.

Espadrille : Bez ayakkabı. Espadril. İp tabanlı ve kumaş üst kaplamalı düz ayakkabı türü.

Espadrilles : Espadril. Bez ayakkabı. İp tabanlı ve kumaş üst kaplamalı düz ayakkabı türü.

Espagnolette : Pencere çerçevesinin pervazı ve başındaki pencere menteşelerini birleştiren kanca uçlu bir topuz mekanizması tarafından kontrol edilen fransız penceresi üzerindeki direk çiftinden biri. İspanyolet. Kanat sürgüsü. Kadın göğsü şeklindeki bir mobilya bacağının tepesindeki özellik.

Esparto grass : Halfa otu. Hasırotu.

Espaliers : Sarmaşık kafesi. Meyve ağacı kafesi. Kafesle büyütülmüş meyve ağacı.

Esperance : New york eyaletinde yerleşim yeri. Bekleme. Düşleme. Avustralya'nın western australia eyaletinde şehir. Umut. Ümit. Umma. Ümit etme.

 

Especial : Ayrı. Müstesna. Önemli. Göze çarpan. Hususi. Mahsus. Özel. Baş. İstisnai.

İngilizce Espy Türkçe anlamı, Espy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Espy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discovering : Bulmak. Buluculuk. Anlamak. Ortaya çıkarmak. Keşfetmek.

Catch sign of : Ayırt etmek.

Glimpse : Kısa görmek. Görür gibi olmak (birini). Bir an için görmek. Göz atmak. Bir anlık görme. Gözüne ilişme. Görünüp kaybolmak. Kısa bakış. Görür gibi olmak.

Descried : Ayırt etmek. Seçmek. Keşfedilen. Keşfetmek.

Keep tabs on : Gelişmeleri yakından izlemek. Kontrol etmek. Dikkatlice gözlemek böylece gelişmelerden haberdar olmak. Yakından takip etmek. Gözünü sürekli üstünde tutarak herşeyden haberdar olmak. İzlemek. Hareketlerini izlemek. Gözaltında bulundurmak. Dikkat etmek. Takip etmek.

Deems : Sanmak. Farz etmek. Zannetmek. Dikkate almak. Kabul etmek. Tutmak. Addetmek. Varsaymak. Kıyas etmek.

Discern : Algılamak. Ayırdetmek. Anlamak. Sezinlemek. Farkına varmak. Sezmek. Ayırmak. Seçmek. Kavramak.

Realise : Uygulamak. Aklında bulundurmak. Anlamak. Gerçekleştirmek. Tahakkuk ettirmek. Farkına varmak. Kazanmak. Kavramak.

Sight : Bakmak. Korkunç ya da gülünç hal. Nişangah. Kanı. İbraz etmek (çek vb.). Görüş alanı. (aranan birini veya bir şeyi) görmek. Görünüm.

Matter : Mesele. Önem taşımak. Önemli olmak. Sebep. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. İçerik. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. İnsan bilincinden bağımsız olarak somut biçimlerde varolan, tüm nesneler, olaylar ve dizgelerle, bunların özellik, ilişki ve etkileşimlerinin sonsuz çeşitliliğini, her türlü devinim biçimiyle kapsayan nesnel gerçeklik. Aksilik. Cisim.

 

Espy synonyms : detects, be on guard, beholding, discover, spot, deeming, focus attention on, consider, differentiates, keep cave, glimpsed, discovered, pick out, cast a glance, spies, describe as, catch sight of, descry, beholds, beheld, behold, babysit, catch attention of, differentiate, spied, keep a weather eye open, detected, make out, detect, set eyes on, mattering, espying, glimpsing.

Espy ingilizce tanımı, definition of Espy

Espy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To perceive with the eyes. To spy. To take notice. To see at a glance. To spy. To espy a man in a crowd. As, to espy land. To look about. A spy. To catch sight of. To watch. To discover, as a distant object partly concealed, or not obvious to notice. A scout. To look or search narrowly. To discern unexpectedly.