Keep tabs on türkçesi Keep tabs on nedir

  • Takip etmek.
  • Gelişmeleri yakından izlemek.
  • Hareketlerini izlemek.
  • Göz hapsine almak.
  • Gözünü sürekli üstünde tutarak herşeyden haberdar olmak.
  • Dikkatlice gözlemek böylece gelişmelerden haberdar olmak.
  • İzlemek.
  • Gözetlemek.
  • Dikkat etmek.
  • Yakından takip etmek.
  • Gözaltında bulundurmak.
  • Kontrol etmek.

Keep tabs on ingilizcede ne demek, Keep tabs on nerede nasıl kullanılır?

Keep : Tutmak. Bakmak. Kalmak. Geçim. Yerine getirmek. Kayıt tutmak. Saklamak. Yiyecek. İlerlemek. İç kale.

Tabs : Ana perde. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde. Her iki yandan çaprazlamasına açılan tiyatro perdesine verilen ad. Uç. Sekme. Çıkıntı. Flapa. Etiket. Şerit. Sekmeler.

On : Üzerinde. De. Yanmak. Çakırkeyif. Civarında. E doğru. Yönünde. Açık. Devrede. İle.

İngilizce Keep tabs on Türkçe anlamı, Keep tabs on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep tabs on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focus attention on : Aldırmak. Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek. Dikaktle bakmak.

Bewared : Gözünü açmak. Korunmak. Sakınmak. Çok dikkat etmek. Kaçınmak. Çekinmek.

Eye : Görme gücü. Görüş. Dikkatle bakmak. Gözünü dikip bakmak. Göz. İğne deliği. Süzmek. Delik.

Ensues : Sonucu olmak. Birbirini takip etmek. Meydana gelmek. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Sonradan gelmek. Doğmak. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Ardından gelmek. Netice olarak husule gelmek.

 

Attend to : Mukayyet olmak. Uğraşmak. Meşgul olmak. İlgilenmek. Bakmak.

Keep a close watch : Dikkatli izlemek. Yanında durmak. Gözetim altında tutmak.

Dog : Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. Kömür vagonu. Peşini bırakmamak. Evcil köpek. Köpek. Sıkıca kilitlemek veya sürgülemek veya kenetlemek. Peşinden gitmek. Ocak demiri. Etçiller (carnivora) takımından, evcil olan, her türlü besinle beslenebilen, günümüzde 400 kadar ırkı bulunan bir tür. köpek. Erkek tilki.

Check out : Çıkış denetimi. Fertiği çekmek. Öbür dünyayı boylamak. Ayrılmak. Kaydını kapatmak. Hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb). Soruşturmak. Otelden ayrılmak. Seçerek almak. Hesap kapamak.

Cast a glance : Göz atmak. Bir göz atmak. Bakmak. Dikizlemek. Bir bakış atmak. Şöyle bir bakmak.

Keep tabs on synonyms : keep a tab on, choke back, followed, beheld, come on, chase up, check up on, chace, follow, beholds, check on, eying, choke down, check up, check over, eyeing, chase after, checks, bewares, espying, be with, be in line with, espy, bewaring, follow up, come after, break, tailgate, be mindful of, beholding, ensue, be cautious, chased.