Water bottle türkçesi Water bottle nedir

Water bottle ile ilgili cümleler

English: Ali picked up the water bottle and took a drink.
Turkish: Ali su şişesini aldı ve su içti.

English: Ali stood by the gate, drinking from a water bottle.
Turkish: Ali bir su şişesinden su içerek kapının yanında durdu.

English: Please fill this water bottle.
Turkish: Lütfen bu su şişesini doldurun.

English: My water bottle just got spilled on my computer!
Turkish: Su şişem az önce bilgisayarımın üstüne devrildi.

Water bottle ingilizcede ne demek, Water bottle nerede nasıl kullanılır?

Water : Sulamak. Hafifletmek. Suluboya. Ağız sulanmak. Sulandırmak. Islatmak. Su vermek. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Harelemek.

Bottle : Metal silindir. Emzik. İçki. Biberon. Şişeye doldurmak. Şişelemek. Şişeye koymak. Kavanozlayıp saklamak. Susturmak. Şişe.

Hot water bottle : Sıcak su torbası.

Water activity : Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Serbest su. Su aktivitesi. Su etkinliği.

Water agreement : Su anlaşması. Su sözleşmesi. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

 

İngilizce Water bottle Türkçe anlamı, Water bottle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water bottle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canteen : Kantin. Kışla büfesi. Büfe. Yemek kabı.

Canteens : Yemek kabı. Kışla büfesi. Büfe. Kantin.

Flask : İmbik (mühendislik terimi). Termos. Küçük şişe. Cep şişesi. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. Cepte taşınmaya uygun içki şişesi. Topar. Cebe konan küçük yassı içki şişesi.