Wavelets türkçesi Wavelets nedir
- Hafif dalga.
- Dalgacık.
- Minik dalga.
- Küçük dalga.
Wavelets ingilizcede ne demek, Wavelets nerede nasıl kullanılır?
Wavelet based testing : Dalgacık temelli sınama.
Wavelet transform : Dalgacık dönüşümü.
Daughter wavelet : Türetik dalgacık.
Mother wavelet : Ana dalgacık.
Wavelet : Dalgacık. Hafif dalga. Küçük dalga. Minik dalga.
Wavelengths : Dalga boyu.
Waveless : Dalgasız.
Compton wavelength : Compton dalga boyu.
Critical wavelength : Kesim dalga boyu. Kritik dalga boyu. Kritik dalgaboyu.
Complementary wavelength : Tümler dalga boyu. Renkli bir ışığa uygun oranda karıştırılınca, belirli renksiz ışığı veren tayfsal ışınımın dalga boyu.
İngilizce Wavelets Türkçe anlamı, Wavelets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wavelets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deep : Karışık. Karanlık. Dalgın. Derinlik. Tok (ses). Derin. Aşırı. Ciddi. Koyuluk. Yoğun.
Wave : Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Sallamak. El etmek. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saç dalgası. Dalga. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Sallanmak. Ünalgı tolkunu.
Rippling : Dalgalanmak. Hafifçe dalgalanmak. Kırışmak. Çağlayarak akmak. Dalgalandırmak.
Heavy : Kötü adam rolü. Fedai. Ağır çekmek. Şiddetle. Ağır siklet. Yoğun (trafik). Sıkıcı. Ağırlıklı. Ağır. Beceriksiz.
Ripple : Şapırtı. Su sesi. Dalga dalga yayılma. Kırışıklık dalgası. Şırıltı. Hafifçe dalgalanmak. Kırışmak. Çağlama. Şapırdamak. Kıpraşmak.
Profound : Derin. Bilgili. Çok derin. Etkileyici. İçten. Derya. Etkili. İçine işleyen. Adamakıllı. Bilge.
Sound : İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Yerinde. Oturaklı. Kuvvetli. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Söylemek. Deliksiz (uyku). Selen odası.
Riffle : Ayırma ızgarası. Mü birikintisi. Altın ayırma ızgarası. Kum engel. Aceleyle çevirmek (sayfa). Çabuk çabuk çevirmek (sayfa). Yiv. Oluk açmak. İskambil kağıtlarını karmak. Kumluk.
Wavelets synonyms : moving ridge, wavelet.
Wavelets zıt anlamlı kelimeler, Wavelets kelime anlamı
Shallow : Yüzeysel. Sığlık. Düzlemek. Basit. Derine inmeyen. Sığlaşmak. Üstünkörü. Derin olmayan. Sığ yer. Sığ.

Bu kısımda Wavelets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wavelets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wavelets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wavelets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.