Wed to türkçesi Wed to nedir

Wed to ile ilgili cümleler

English: Ali didn't say we weren't allowed to do this.
Turkish: Ali bunu yapmamıza izin verilmediğini söylemedi.

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

English: Ali bowed to his teacher.
Turkish: Ali öğretmenini selamladı.

English: Ali bowed to me as he left the room.
Turkish: Ali odadan ayrılırken beni selamladı.

English: Ali didn't understand why he wasn't allowed to go.
Turkish: Ali neden gitmesine izin verilmediğini anlamadı.

Wed to ingilizcede ne demek, Wed to nerede nasıl kullanılır?

Wed : Baş göz etmek. Nikah masasına oturmak. Birleştirmek. Adamak. Evlendirmek. Bağlamak. İle evlendirmek. Evlenmek. İle evlenmek. Başgöz etmek.

To : Ya. Karşı. Arasında. İle. -e göre. -mek -mak (mastar). Ye. Kala. -e kadar. İla.

Wed with : Adamak. Vakfetmek.

Abandon oneself to : -e kapılmak. Kendini teslim etme. Kendini -e vermek. Kendini kaptırmak. Tüm sınırları kaybetme. Bağımlı hale gelme (kendinden vazgeçme). Dalmak.

Able to : -yeteneğe sahip. -ebilir.

Accede to : Kabul etmek. Razı olmak. Başkasının bakış açısına saygı göstermek. Çıkmak (hükümdar tahta). Belli bir duruma razı olmak.

 

About to : Üzere. Az kalsın. Üzereyken. Eşiğinde. Mek üzere.

İngilizce Wed to Türkçe anlamı, Wed to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wed to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ally : Katılmak. Ticaret serbestliği. Katmak. Birleşmek. Arkadaş. Müttefik. Müttefik ülke. Dost.

Agglutinate : Bitiştirmek. Yapışkan. Yapıştırmak. Yapışan. Tutkallamak. Bitişken. Bileştirmek. Bitişimli.

Amalgamated : Karışmak. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Karıştırmak.

Amalgamate : Karıştırmak. Katılmak. Firma. Kaynaşmak. Katmak. Karışmak. Karışım. Karışma. Birleşmek. Bileştirmek.

Amalgamating : Karışmak. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Karıştırmak.

Amalgamates : Bileştirmek. Karıştırıp birleştirmek. Kaynaşmak. Firma. Karıştırmak. Karışım. Karışma. Birleşmek. Katılmak.

Affiliating : Katmak. Yakınlaşmak. Kabul etmek. Üye olmak. Üye olarak almak. Katılmak. Üyeliğe kabul etmek. Birleşmek. Bağlamak.

Affiliate : Kabul etmek. Üyeliğe kabul etmek. Bağlamak. Üye olarak almak. Üye olmak. Evlat edinmek. Yakınlaşmak. Katılmak. Katmak.

Aggregated : Ulaşmak (toplamı). Toplamak. Kümelenmiş. Etmek (toplamı).

Assemble : Toplantı yapmak. Toplamak. Montaj yapmak. Çevirmek. Düzenlemek. Toplanmak. Takmak. Bir araya toplamak. Çevirmek (program).

Wed to synonyms : assembles, aggregate, allying, aggregates, am, agglutinates.