Weld türkçesi Weld nedir
- Kaynamak.
- Kaynak.
- Sıkıca birleştirmek.
- Leğimlemek.
- Kaynatmak.
- Kaynaklamak.
- Kaynakla birleşmek.
- Birleşmek.
- Lehimlemek.
- Kaynak yeri.
- Kaynak yaparak birleştirmek.
- Kaynak yapmak.
- Birleştirme.
Weld ile ilgili cümleler
English: Ali said that he thought Mary knew how to weld.
Turkish: Ali Mary'nin nasıl kaynak yapacağını bildiğini sandığını söyledi.
English: Ali welded the two pipes together.
Turkish: Ali iki boruyu birbirine kaynattı.
English: This door has been welded shut.
Turkish: Bu kapı kaynakla kapatıldı.
Weld ingilizcede ne demek, Weld nerede nasıl kullanılır?
Weld defect : Kaynak hatası. Kaynak bozukluğu. Kaynak kusuru.
Weld profile : Kaynak profili. Kaynak yanayı.
Weld size : Kaynak büyüklüğü.
Weld together : Bir araya getirmek. Birleştirmek. Birbirine iliştirmek. Birbirine kaynatmak.
Weld zones : Kaynak bölgesi. Kaynak zonu.
Fillet weld : Pervaz kaynağı. Köşe kaynağı. Açı kaynağı. Dolgu kaynağı. Dolgu kaynak. Köşe dikişi. Bindirme kaynak.
Fusion weld : Kaynaşma kaynağı. Erime kaynağı. Ergitme kaynağı.
Forge weld : Dövme kaynak yapmak. Dövme kaynağı.
Gas weld : Gaz kaynağı. Gaz kaynağı yapmak.
Arc weld : Elektrik kaynağı yapmak. Ark kaynağı yapmak. Ark kaynağı.
İngilizce Weld Türkçe anlamı, Weld eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Weld ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bondings : Tutturma. Topraklama. Sahil duvarı. Yapıştırma. Yapışma. Bağlanma. Bağlama. Bağlayan.
Boil away : Kaynayıp buharlaşmak. Kaynayıp gitmek. Kaynama nedeniyle buharlaşmak. Yok olmak. Kaynayarak buharlaşıp yok olmak.
Derivation : Derivasyon. Bir önsayıt, öncül ya da genellikten çıkarım yoluyla üretilmiş olma. Memba. Türeme. Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb. Elde etme. Asıl. Türevini alma. Türetim.
Sweat : Terden ıslatmak. Ter yapmak. Alınteri dökmek. Terlemek (cam veya bardak vb). Terletmek. Zorlamak. Ağır çalışmak. Az paraya çalışmak. Terlemek. Zor iş.
Assembly : Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Çatma. Özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar. Kurul. Kurmak. İçtima. Topluluk. Çevirme (bilgisayar). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Fount : Font. Çeşme. Pınar. Memba.
Coddled : Aşırı şımartılmış (çocuk). Özenle bakmak. Üzerine titremek. Bir dediği iki edilmeyen. Gül bebek. Şımartmak. Hafif ateşte pişirmek. Nazlı alıştırmak. Pohpohlanmış.
Brazes : Sert lehimlemek. Lehimleme. Pirinç ile lehimlemek. Sert lehim. Pano bileziği. Pirinçle lehimlemek. Lehim yapmak veya lehimlemek.
Aggregator : Toplayıcı. Toplayan. (internet, bilgisayar) internet aracılığı ile telefon çağrıları ele alan bilgisayar (gelen aramaları bir araya getirir ve onları ısdn hatları aracılığı ile yönlendirir).
Amalgamations : Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Şirketlerin birleşmesi. Birleşme. Alaşım. Karışma. Karıştırma. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Bütünleştirme. Füzyon.
Weld synonyms : spotweld, buttweld, abounded, unify, gossips, blend, affiliating, coddling, agrees, basis, solders, assemblage, ally to, merge, authorship, unite, gossip, accouple, bottoms, flux, accreted, contexts, ally oneself, conjoin, births, combine, seethe, anlage, font, ally, boils, binding together, meld.
Weld zıt anlamlı kelimeler, Weld kelime anlamı
Disjoin : Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak. Ayırmak.
Weld ingilizce tanımı, definition of Weld
Weld kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The joint made by welding. To press or beat into intimate and permanent union, as two pieces of iron when heated almost to fusion. Dyer`s rocket. Wild woad. It is used by dyers to give a yellow color. Dyer`s broom. An herb (Reseda luteola) related to mignonette, growing in Europe, and to some extent in America. To wield. Dyer`s weed. The state of being welded.

Bu kısımda Weld kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Weld ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Weld anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Weld ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.