Wet feed türkçesi Wet feed nedir
- Sulu konsantre yem.
- Bulamaç.
- Yaş yem.
- Normal sınırlar içinde rutubet taşıyan yem.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Wet feed ingilizcede ne demek, Wet feed nerede nasıl kullanılır?
Wet : İsteksiz kimse. İçki. Kurumamış boya. -e işemek. Islaklık. Yağmurlu. İçki yasağı karşıtı. İşemek. Yağmur. Islak.
Feed : Otlatmak. Yemlemek. Yiyecek. Yemek vermek. Besleme. Geçindirmek. Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler. Bir sürece gönderilen ham özdek. Gereksinimlerini sağlamak. Yemek yedirmek.
Wet feeding : Islak yemleme. Atlarda kepek lapası, kanatlı, köpek ve kedilere yemlerin ıslatılarak verilmesi.
Wet feeds : En iyi bilinen örnekleri kutu konserveler olup temelde et ve et ürünleriyle balıktan üretilen, içerisine tahıl ve ekmek katılmış yemler. Sulu yemler.
Calculation wet feed basis : Yemin besin madde içeriğinin nemiyle birlikte ifade edilmesi. Yaş yem üzerinden hesaplama.
Wet agriculture : Sulu tarım. Sulama teknikleri kullanılarak yapılan tarım.
Wet air pump : Yaş hava pompası.
İngilizce Wet feed Türkçe anlamı, Wet feed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wet feed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
Gruels : Sulu yulaf vb lapası. Un çorbası. Yulaf lapası.
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Aks kemiği dışında.
Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.
Wet feed synonyms : abdominal distention, a band, moisture feed, abdominal fat necrosis, slurries, abamectin, a amplitude mod, slurry, gruel, a dna, a clay, grueller, slurrying, gruellers.

Bu kısımda Wet feed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wet feed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wet feed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wet feed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.